TOKAT SÜRECİ

24 Bölümden oluşan kitabın ana teması aşağıdaki dilekçedir. Bu dilekçe ile birlikte süregiden yazışmaları, resmi evrakları, cevapları, kararları, hükümleri içerir. "Gece Dilekçeleri" filminin de kaynağıdır. Okuyucusunda iz bırakması temennilerimle.
TOKAT VALİLİĞİNE VALİLİK MAKAMI / TOKAT
“Adalet Arıyorum” başlıklı, 1’den 32’ye sıralı dilekçeler bütününde bahsi geçen işyeriyle ilgili şikâyet konuları çözüme kavuşturulamadığından,
İnceleme, soruşturma, tutanak tutma, süre tanıma, değişikliklerin kaydedilmesi ve sonuç itibariyle sorunların tamamının çözüme kavuşturulmasında ilerleme kaydedilemediğinden, yasal izahat getirilemediğinden:
İşyerinin çalışma – işletme ruhsatının iptali ve geçen süre zarfında konuyla ilgili başta Tokat Belediyesi olmak üzere tüm birim görevlilerinin soruşturulması talep edilir.
Şikâyet konuları:
- İş makine ve araçlarının çevreye yaydığı gürültü kirliliği,
- Kavak ve benzeri odun yakılarak çevrenin hava kirliliği, kül, is v.b. kirletilmesi,
- Bulaşıcı hastalık taşıyan işçilerin çalıştırılması, sigortalarının ödenmemesi,
- Esnaf kimliğinin kötüye kullanılması, diğer esnafa kötü örnek olma,
- Belediyeye ait park alanına beton dökülmek ve üzerine iş makineleri kurmak suretiyle işgali,
- Konuyu araştıran görevlilere yanlış bilgiler vererek savsaklama,
- Kanun tanımazlık,
- Çevre sakinlerinin her türlü rahatsız edilmesi,
- Şikâyetçilerin - belediye zabıta memurları, polis memurları dâhil olmak üzere ile birlikte baskı altına alınması,
- Şikâyetçileri şikâyetlerinden vazgeçirme çabaları,
- Tehdit, şantaj, yıldırma, korkutma, sabotaj, konunun çarpıtılması ve benzeri uygulamalar.
- Garipler Camiinin yüksek ezân sesi...
Saygılarımla
Erkan Yazargan 02.12.2013
Telefon: 0 535 063 84 23
Semerkant Mahallesi
Murat Apartmanı No: 32/A TOKAT
KOD: Ayşegül Yılmaz
------------- o - - - - - - - - - - -
Sayı: 301 - 302
Sayı: 303

SPONSOR: diyalogsanat.tr.gg
Gece 02:55 ve ben uyuyamıyorum. Kulaklarımda tıkaç olmasına rağmen. Böyle bir zulüme siz olsanız ne yaparsınız. En Nefis Simit fırınından ve Bulvar Lokantasından günün 24 saati gelen gürültüler özellikle geceleri rahatsız etmeye devam ediyor. Bulvar Lokantasının çevreye yaydığı is, odun yakımı kaynaklı devam ediyor. Garipler Cami'nin ezan gürültüsü de devam ediyor. Bütün sorunların ivedilikle çözülmesini istiyorum. Ne biçim devlet, ne biçim kanun, ne biçim uygulama, üç dört kişiye sözü geçmeyen bir yönetim mi olur? Gereğini
Saygılarımla 22.09.2014
Olumlu cevap alınamadı. Sorun çözülemedi. 10:20
Gece 02:55 ve ben uyuyamıyorum. Kulaklarımda tıkaç olmasına rağmen. Böyle bir zulüme siz olsanız ne yaparsınız. En Nefis Simit fırınından ve Bulvar Lokantasından günün 24 saati gelen gürültüler özellikle geceleri rahatsız etmeye devam ediyor. Bulvar Lokantasının çevreye yaydığı is, odun yakımı kaynaklı devam ediyor. Garipler Cami'nin ezan gürültüsü de devam ediyor. Bütün sorunların ivedilikle çözülmesini istiyorum. Ne biçim devlet, ne biçim kanun, ne biçim uygulama, üç dört kişiye sözü geçmeyen bir yönetim mi olur? Gereğini
Saygılarımla
Olumlu cevap alınamadı. Sorun çözülemedi. 10:20
Gece 02:55 ve ben uyuyamıyorum. Kulaklarımda tıkaç olmasına rağmen. Böyle bir zulüme siz olsanız ne yaparsınız. En Nefis Simit fırınından ve Bulvar Lokantasından günün 24 saati gelen gürültüler özellikle geceleri rahatsız etmeye devam ediyor. Bulvar Lokantasının çevreye yaydığı is, odun yakımı kaynaklı devam ediyor. Garipler Cami'nin ezan gürültüsü de devam ediyor. Bütün sorunların ivedilikle çözülmesini istiyorum. Ne biçim devlet, ne biçim kanun, ne biçim uygulama, üç dört kişiye sözü geçmeyen bir yönetim mi olur? Gereğini
Saygılarımla 23.09.2014
Bir seneyi aşkın süredir süregelen yazışmalar, soruşturmalar, davalar ve takibatlardan netice alınamamasında AK Parti milletvekili Yezit ASLAN'ın olduğuna dair duyumlar gelmektedir. Zeyit ASLAN denen kişi çingene bir soysuzdur ve partisine de zarar vermektedir. Böylesi soysuzların dahli ile hareket edenler lütfen korkup çekinmeyiniz ve görevlerinizi adaletle yerine getiriniz!
Saygılarımla
Gönderilen E-Mail adresleri:
bimer@basbakanlik.gov.tr (bimer@basbakanlik.gov.tr); ayaras@tokat.bel.tr (ayaras@tokat.bel.tr); basin@tokat.bel.tr (basin@tokat.bel.tr); hal@tokat.bel.tr (hal@tokat.bel.tr); tokat@csb.gov.tr (tokat@csb.gov.tr); tokatsgim@sgk.gov.tr (tokatsgim@sgk.gov.tr); dilek.yuksel@tbmm.gov.tr (dilek.yuksel@tbmm.gov.tr); info@tokattb.org.tr (info@tokattb.org.tr); resatdogru@gmail.com (resatdogru@gmail.com); info@tokattso.org.tr (info@tokattso.org.tr); info@adalet.gov.tr (info@adalet.gov.tr); info@tokatbarosu.org.tr (info@tokatbarosu.org.tr); info@tokatosb.org.tr (info@tokatosb.org.tr); info@tokattabipodasi.org.tr (info@tokattabipodasi.org.tr); mbandirmali@tokat.bel.tr (mbandirmali@tokat.bel.tr); mehmetaliyavas@tokattarim.gov.tr (mehmetaliyavas@tokattarim.gov.tr); acetin@tokat.bel.tr (acetin@tokat.bel.tr); bilgiislem@tokatozelidaresi.gov.tr (bilgiislem@tokatozelidaresi.gov.tr); tokat@icisleri.gov.tr (tokat@icisleri.gov.tr); tokatcbs@adalet.gov.tr (tokatcbs@adalet.gov.tr); kentkonseyi@tokatkentkonseyi.org.tr (kentkonseyi@tokatkentkonseyi.org.tr); mustafaguzel@tokattarim.gov.tr (mustafaguzel@tokattarim.gov.tr); yaziisleri@tokat.bel.tr (yaziisleri@tokat.bel.tr); orhanduzguntbmm@gmail.com (orhanduzguntbmm@gmail.com); tokat.hsm@saglik.gov.tr (tokat.hsm@saglik.gov.tr); tokat@saglik.gov.tr (tokat@saglik.gov.tr); tokatemniyet@egm.gov.tr (tokatemniyet@egm.gov.tr); insanhaklarikom@tbmm.gov.tr (insanhaklarikom@tbmm.gov.tr); memin.ozafsar@diyanet.gov.tr (memin.ozafsar@diyanet.gov.tr); hkamil.yilmaz@diyanet.gov.tr (hkamil.yilmaz@diyanet.gov.tr); icdenetim@diyanet.gov.tr (icdenetim@diyanet.gov.tr); dinhizmetleri@diyanet.gov.tr (dinhizmetleri@diyanet.gov.tr); tokat@diyanet.gov.tr (tokat@diyanet.gov.tr)
Dünyayı yönetmek isteyen dinci - sinsi taifesinin ne kadar zavallı olduğunun vesîkasıdır. Vekil zabıta amirinden gelen yazı: (tekrar tekrar okuyabilirsiniz)
Sayın ERKAN YAZARGAN ,
Bimer Başvuru Numaranız :893866
31.10.2014 Tarihli Bimer başvurunuzun belediyemize intikali neticesinde belirtmiş olduğunuz şikayet konularından Belediyemizle ilgili hususlar Zabıta ekibimizce değerlendirilmiş olup, belirtmiş olduğunu olumsuzluklara rastlanılmamıştır. Ayrıca belirtmiş olduğunu işyerlerinin mevzuat gereği kapatılmasını gerektirecek herhangi bir unsura rastlanılmamıştır. Bilgilerinize rica olunur. Ahmet ABUR Zabıta Müd. V.
BİR GECE DAHA HUZURSUZ
En son gönderimde belirttiğim: “Dinci – sinsi, yobaz zulmü devam ediyor. Sorun çözülemedi” vurgusuna gelen tepkiler üzerine.
Bir geceyi daha uykusuz geçirdim. Bu gece de diğer geceler gibi bir geceydi. On senedir süren dinci-sinsi, yobaz zulmü günün yirmi dört saati sinir sistemimi mahvetmeye devam ediyor.
Ben bir şairim. Bin şiir yazdım. Her bir şiirimde töremizin bir maddesini işledim. Yedi senedir düzenli kurs veriyorum ve şimdiye kadar 130 bin’den fazla kursiyeri mezun ettim. Öğrencilerimin çoğu yurt dışında ikamet eden kişilerdir. Onlara ilahiyattan, felsefeye bilimsel düşünceden, Türk Kültürünün ihtişamına kadar yüzlerce ders okuttum.
Ben, Korgan’lı Işık Sülâlesinden Hasan Dede’nin torunuyum. Yirmi dört Oğuz Alevi Ocağı’ndan . Üç Oklardan Çepni soyundanım. On bin yıllık muhteşem Türk Kültürü’nün ağır yükünü omuzlarında taşıyan töre taşıyıcılardan birisiyim.
Anadolu’muzun her karış toprağında izlerimiz vardır. Anadolu Babaidir, Celalidir, Bektaşidir. Başkada bir şey değildir. Bu kutsal yurdun Araplaşmasına, Araplaştırılmasına asla izin vermeyeceğiz.
Siz âdi, karaktersiz, satılmış, alçak, şerefsiz, kendini kaybetmiş, aklını yitirmiş, korkutulmuş, yıldırılmış zavallıları ne asker kurtarabilir ne de NATO.
Bütün bu bilerek, kasıtlı, istekli, planlı, programlı yaptıklarınızın hesabı sorulacaktır. İnanın ananızdan emdiğiniz süt burnunuzdan fitil fitil getirilecektir. İşgal ordularının yapmadığı zulümleri bu halka yapan siz satılmış alçaklar hesap gününe hazırlıklı olun. Elinizde ne varsa, ne kadar kin ve nefret biriktirdiyseniz hepsini toplayıp gelin. Siz alçaklar! Tarihe alçaklar olarak kaydedildiniz ve bu yazıyı hiç kimse silemeyecektir. Gecenin 03:00'ü 08.11.2014
BOŞUNA
Bu adamları (hoca efendiler) boşu boşuna bağırtmayın! Geleceğin dünyasında dincilere yer yoktur. Size, geleceğin dünyasından bir cümle ekliyorum: "Bağıra bağıra yok oldu cehâlet."
Not: cümlenin aslında geçen "bağıra bağıra" yerine "böğüre böğüre"dir fakat üzülmenizi istemediğim için yukardaki biçimiyle yazdım. 11.10.2014
From: tokat@diyanet.gov.tr
To: marifetkapisi@hotmail.com
Subject: YNT: Adalet Arıyorum - Sayı 63
Date: Thu, 25 Sep 2014 07:31:37 +0000
İlimiz Merkez Garipler Camii Ses sistemi ile ilgili hoparlörlerin ses ayarları düzeltildiğine dair Müftülüğümüzün 07.03.2014 tarih ve 703 sayılı yazımızla şahsınıza cevap verilmiştir.
Bilgilerinizi rica ederim.
Tokat İl Müftülüğü
Ses haddinden fazla çıkıyor. "Ses düzeni bozuk demedim" zaten, beyniniz uyuştuğu için anlamıyorsunuz veya beni de kandırmaya çalışıyorsunuz. Resmi makamlara da bu cevabı veriyorsunuz. Kendinizden başka kimseyi müslüman saymıyorsunuz. Bir tek müslüman siz misiniz? Kendinizi müslüman mı sayıyorsunuz? Ballı kaymaklı geçinip gidiyorsunuz bu dünyada bakalım öbür tarafta bu işkencelerinizin hesabını nasıl vereceksiniz. İnsanlara yalan söylemeyi bırakın. Allah'dan korkun, insanları korkutup durduğunuz cehennemden korkun. Bütün din adamları yalancıdır. Hem de en büyük yalanları din adamları söyler. Bıktırdınız.
Değerli Beyefendiler,
Burada ciddi bir sorun var. Şimdiye kadar geçen süre zarfında 2000 (iki bin)'e yakın toplam dilekçe gönderilmiştir. Kurumların tümünü hesapladığımızda bu sonuca varırız. Şu an gecenin ikisi ve ben on seneden beri süren bu şikayeti tekrar ediyorum. Sizce bu normal bir durum mudur? Bu işlerin akıl, mantık, insanlık, devlet geleneği, insan hakları, kanunların işletilmesi, çevreyi rahatsız etmemek, vatandaşları arasında ayrım yapmamak, adaleti uygulamak, maaşı haketmek, adam kayırmamak v.b. doğrularla bir alâkası olabilir mi? Çözüm o kadar basittir ki "Bir devlet görevlisi gelir ve bu işletmeleri kapatır." sorunlar hallolur. Nasıl? Zor mu?
Sizlere zor geliyor olmasının sebebi nedir? Rüşvet yiyen insanlar mısınız? Birilerinden mi çekiniyorsunuz? Bütün bunları izâh edecek bir tek kişi yok mu? Bu işlerin böyle sürüp gideceğini mi zannediyorsunuz? Benden ne yapmamı istiyorsunuz?
İmkânı olan birisi olsaydım bu işkencelere katlanır mıydım? Benim gibi bir imkânsızı bulduğunuz için mi bu zulümleri yapıyorsunuz? Neyi tatmin etmeye çalışıyorsunuz? Bütün bu yazılanları okurken de keyif alıyor musunuz?
Bu sorunu yaratanların psikolojik tedaviye ihtiyacı olduğu kesindir. Yineliyor ve saygılarımla gereğinin yapılmasını rica ediyorum. Şimdiye kadar nasıl yazmışsam bundan sonrada yazmaya devam edeceğim. Sorunların çözümü sizlerin elindedir. Üzerinize düşen görevi yapınız. Birileri gelip ne derse desinler, aracılar koyarsalar koysunlar, cebinize üç beş kuruş koyarsalar koysunlar bu sorundan kurtuluşunuz yoktur. Benden söylemesi, tekrar ediyorum. İçimden hakâret yağdırmak geliyor. En başta amirinden en alttaki memuruna kadar ağzıma, aklıma geleni yazmak geliyor. Bıktırmanın ne anlama geldiğini biliyorsunuzdur umarım. Benim yerimde olan hiç kimse böylesi zulümlere katlanamaz, rıza gösteremez, görmezlikten gelemez, vazgeçemez, boş veremez.
Olumlu cevap alınamadı. Sorun çözülemedi.
Olumlu cevap alınamadı. Sorun çözülemedi. Sizin de bayramınızın "zehir zıkkım" olması dileklerimle
03.10.2014
Olumlu cevap alınamadı. Sorun çözülemedi. 12:15/ 29.09.2014
Olumlu cevap alınamadı. Sorun çözülemedi. 08.10.2014
Özellikle Bulvar Lokantası odun yakımı neticesi duman ve işletmenin sol yanında bulunan havalandırma ve diğer cihazlardan çıkan gürültü ile rahatsızlık vermeye devam etmektedir, gereğini.
Saygılarımla
07.10.2014
Gecenin 4'ünden beri uykuyu haram eden gürültü dolayısiyle, "yazmayayım" dedim nasıl olsa yetkililer birşey yapmıyorlar!
Bulvar Lokantası ve En Nefis Simit Fırınlarının senelerdir çektirdikleri bu acı sebebiyle cezalandırılmalarını istiyorum. Uyuyamıyorum. Bu kadar basit bir kelimenin anlaşılmaması imkansız. Olup biten akıl alacak gibi değil.
Olumlu cevap alınamadı. Sorun çözülemedi. 15.10.2014
Olumlu cevap alınamadı. Sorun çözülemedi. 24.10.2014
Sorun çözülemedi. 25.10.2014
Sorun çözülemedi. 27.10.2014
Gece 01.03
Aklını yitirmiş - dinci - yobaz zulmü devam ediyor. Sorun çözülemedi. 04.11.2014
25.09.2014
BİR UTANÇ VESÎKASI DAHA:
Tarihi bir utanç vesîkası daha; murakıp – denetçiler’in gelişinde sesi kısıp sonra yeniden bildiğini okuyan sahtekârlara:
Milyarlarca lira harcayıp insanımıza hizmet etmesi gereken aklını yitirmiş – dinci zebâniler ancak kendilerini kandırabilirler. Topluma ahlâk ve erdemleri öğretmesi gereken bu dinci şebeke, yalanlarıyla “kendilerinden ve dinden nefret ettirdiklerini” bilmelidirler. İnsanlık tarihi boyunca bütün insani gelişmelerin önündeki en büyük engel bu dincilerdir. Memleketimizin (Tokat) geri kalmasının birinci sorumlusu da bu dinci – aklını yitirmiş – yobaz – saldırgan sinsilerdir. Laftan sözden anlamayan bu alçaklar topluluğu bunamış beyinleriyle birkaç gün daha yaşayabilirler fakat geleceğimizi karartmalarına, insanımızı delirtmelerine, saçma sapan hikayelerle masal anlatıp durmalarına izin ve fırsat verilmemelidir. Ben dedim ki: “sesi kısınız!”, onlarda daha fazla açtılar. Meseleyi iman meselesine çevirdiler (bunu başardılar). Benden sonra birileri gelip: “Yıkın bu minareleri, bu aptallar! insanımıza yüzyıllar boyu ayak bağı olmaktan, geri bırakmaktan başka bir iş yapmadılar” derlerse şaşırmayınız!
İnsanlık ve bilim nelerle uğraşıyor biz nelerle uğraşıyoruz. Allah belanızı versin! Verecekte, emin olun!
T.C.
TOKAT VALİLİĞİ
İl Müftülüğü
Sayı :97718439-903 002320 04.11.2014
Konu : E-mail cevabı
Erkan YAZARGAN
İlgi: 23.09.2014 tarihli E-mail.
İlimiz Merkez Garipler Camiinin ses sistemi ile ilgili Müftülüğümüz Murakıplarınca inceleme yapılmış olup; Ses sistemi ve hoparlörden kaynaklanan bir problemin olmadığı, ses düzeneği ile ilgili herhangi bir tadilata ve değişime gerek olmadığı, Çevre Şehircilik ve Müftülük denetim görevlisi tarafından sesi db (Desibel) ölçümlerinde yasal sınırların aşılmadığı, cami görevlilerinin de ilgili konuda kusurlarının bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Bilgilerinize rica ederim.
Ahmet ERDEM
İl Müftüsü 12.11.2014Malesef gecenin yarısı ve "domuz gürültüsü" devam ediyor. O tarafa bu tarafa döndüm, uyuyamadım - yine. Şeytanlarınızdan bulun, Allah belanızı versin, Lanet olsun hepinize! 3.11.2014
21 Aralık gece yarısı saat 01:42
En Nefis Simit Fırını kaynaklı gümbürtü bütün rahatsız ediciliği ile sürüyor. Tokat Belediye Başkanı geçinen zat ve zevatı bugün yerel televizyonların kameralarına görüntüler verdi. Etrafına topladığı çocuklarla çekilmiş görüntüler...
Anası babası belli olmayan zorbaların, iblislerin, aşağılıkların, şerefsizlerin, hırsızların, adilerin, alçakların, kanı bozukların, sütü bozukların, cinsi - cibiliyeti bozukların üşüştüğü koltuklar, kirlettikleri memleket...
Havasını, suyunu, insanını, ahlakını bozdukları kötü dönemler.
Bu aşağılıklar topluluğu dindar!
Bu iblisler topluluğu tarikat mensubu!
Bu kanı - sütü bozuk akbabalar yönetici!
Bu karaktersizler insan bile değilken, yaratıkken, yer altı canavarları, habisleri, urları, pislikleri iken çocuklarımızla görüntü veriyorlar. Ne acı günler ve manzaralardır bunlar. Ülkemiz insanının başına bela olan bu yaratıklar yönetici geçiniyorlar. İki aklını yitirmiş yobaza sözleri geçmiyor çünkü kendileri de yobazlar. Bütün hücrelerini irin ve pislik kaplamış bu adiler insanımızın yüzyıllar boyu başının belası olmuşlardır. Bunlar sadece insanımızın değil insanlığın - dünyanın da başının belasıdırlar. Bunlar ruh hastasıdırlar. Bunlar kan içici vampirlerdir. Bunlar insanlık tarihinin en aşağılık cehennem dibi yaratıklarıdırlar.
BİLMEM ANLATABİLDİM Mİ!
DİNCİ DOMUZ NASIL GEBERDİ?
Bu gürültünün kaynağı En Nefis Simit Fırının sahibi dinci domuz, tarikatçı iblis, doğuştan lanetli kambur Mustafa, Park alanında kalp krizi geçirerek gebermiştir.
Ben hayatım boyunca hiç kimseyle kavgası olmayan birisiyim. Şanssızlığım böyle adi dinci bir komşum olmasıdır. "Ne talihsiz bir insanmışım" diye düşünürüm sürekli.
Bu aşağılık dincilerin tümü aynıdır. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur. Bunlar iblislerin, yer altı canavarlarının, insanlığın tarih boyu gördüğü bütün rezaletin ve pisliğin günümüzdeki temsilcileridirler. O kadar iğrenç ve mide bulandırıcıdırlar ki şerlerinden Allah'a sığınmak gerekir. Akıllarını kullanmazlar, beyinleri uyuşmuştur. Yalanlarla kurulu lağamlardan yaşantıları vardır. Çocukları da tıpkısının aynısıdır bu karaktersiz, baş belalarının.
Bunların yanı başındaki Bulvar Lokantası sahipleri de dinci domuzlardır. Onların karıları da türbanlı, çarşaflı, tarikatçı v.s. dir. Ülkücü olduklarını söylerler dincidirler. Bunlar Türkün ve Türklüğün bir numaralı düşmanlarıdırlar. Gelip giden memur bozuntularına da bir tas çorba, bir bardak çay yeterlidir.
ALLAH HEPİNİZİN BELASINI VERSİN!
Bunları yazıp gönderiyorum çünkü ben iyi bir insanım. Allah'ınızdan bulun, şeytanlarınızdan bulun! Benim başımı belaya sokamayacaksınız. Yazmaya devam edeceğim. Göndermeye de devam edeceğim. Dinci iblislerin zulümleri sürdüğü müddetçe yazacağım ve göndereceğim.
Sorun çözülemedi ve çözülemez.
NEDEN
Geceleri çekilmez hâle getiren bu zulüm neden sonlandırılamaz? Sorusunu o kadar sordum ki siz (vicdansız - zavallılar) bile hayret edersiniz. Her gece, on senedir. Olacak iş midir bu!
Çünkü burası bağımsız, kendi insanlarımız tarafından yönetilen bir ülke değildir. Bu zavallı ülkede herkes birbirine işkence yapar. Bu zulüm her eve işlemiştir. Baba çocuklarına zulmeden, anne çocuklarına, komşu komşusuna zulmeder. Ülkücü kudurmuş itler üniversitelerde sınıf arkadaşlarına palalarla, sopalarla saldırıya geçer. PKK'lı kudurmuş itler ülkenin dağlarında gezer, yol keser, haraç toplar, gençleri dağa kaldırır. Yüz sene önce yok olup gitmiş Osmanlı'ya sarılır kimi geri zekalılar. Kimi zavallılar sarılacak başka yerler ararlar bir türlü tutunacak dal bulamazlar. Neden? Çünkü burası lanetlenmiş bir ülkedir, burası sömürülen, ilikleri emilen, insanları - gençleri mahvedilen bir ülkedir.
Dünyayı yöneteceğini zanneden dinci akıl yoksunları birbirinin kuyusunu kazar. Hocalar, hoca geçinen serseriler, diyanet denilen mezbelelik yuvası, hırsızlar gürühu, aklınıza gelen her türlü rezalet hakimdir bu ülkede. Kısacası Allah belasını vermiştir bu toplumun. DAHA DA BETER OLUN! Olacaksınız da. Buradan kurtuluş yoktur, tarihi bir vesika - kayıt olarak bunlarda kaydedilsin.
Hakettiğiniz gibi yaşarsınız ve muamele görürsünüz! Allah hepininizin belasını tekrar tekrar tekrar versin! TÜRKÇE DEĞİL Mİ BU
GEBEREN DİNCİ DOMUZUN TARİHİ I
Çöle sürülen dinci domuz kertenkele, yılan ve dikenle beslendi, çiğ deve sütü ile susuzluğunu giderdi. Bu arada insanlıktan çıktı iblis oldu.
Geberen dinci domuzun iki oğlu vardı. Bu oğullarına kuran kurslarına gönderdi. Kuran kurslarında bu oğlanlara tecavüz edildi, erkekliklerini yitirdiler. Geberen dinci domuzun feryad eden dul karısı gibi gelinleri de zavallıydılar.
Kuran kurslarında oğlanlaştırılan bu dinci domuzlar bugün belediye başkanı oldular, şube müdürü oldular imza yetkisi aldılar. Birbirlerini kayırmalarının nedeni, kanun tanımazlık (Biz Allah'ın kanunundan başka kanun tanımayız - derler), hırsızlık, soysuzluk, rüşvetçilik, adam kayırmacılık, Türk düşmanlığı, ayrımcılık, ayrıştırıcılık ve benzeri binlerce zulüm bu temel esasları üzerinden hareket etmektedir.
Ülkücülük adı altında Türklüğün içine sokuşturulmaya çalışılan Türk - İslamcılık Arap vahşetinden, cehaletinden başka bir şey değildir.
Sabahın körüden gecenin geç saatlerine kadar eline mikrofonu geçiren bu akıl yoksulları kendilerini mahallenin, şehrin imparatoru zannederler. "Halla, hulla, şenne, menne, salla, fellah, mellah" ne dedikleri belli olmayan bu iblisler ruh hastasıdırlar, insanlık düşmanıdırlar en baştanda Türk Kültürünün ve dilinin düşmanıdırlar.
DEVAM EDECEK 01.01.2015
EK
DİNCİ DOMUZUN DUL KARISININ FERYATLARI
Dinci domuz geberdikten sonra dul kalan karısının feryatlarını da sürekli işitiyorum. Balkonunda oturup sürekli ağlıyor. Ağlamaya devam ediyor, feryat ediyor bazen, bazen belediyenin park alanını süpürüyor, bazen kin dolu gözleriyle bu tarafa uzun uzun bakıyor.
Geberen dinci domuz park alanına çıkar ve gelip geçenlere şunu söylerdi: "Bıralar hep bana ait"
:)
Bulval Lokantasının o sahibi de memur bozuntularına araçlarını park etmeleri için koştura koştura yer gösteriyor. Böyle düzene lanet okunmuştur. O lanetlenmiş domuz da işçilerine beni göstererek hedef gösteriyor. O akılsız işçilerinden birisi geçenlerde bir akşam karanlığında aracın arka bağajından tüfek çıkarıp bana doğru gösterdi.
Ben komandoyum, adam öldürmenin bin türlü yolunu bilirim. Böylesi osuruktan adi, kimin çocuğu belli olmayan aşağılıklar beni asla korkutamaz.
TEKRAR ALLAH HEPİNİZİN BELASINI VERSİN, BAŞIMI BELAYA SOKAMAYACAKSINIZ!
Dinci domuz gürültüsü sürüyor. 02.01.2014
From: marifetkapisi@hotmail.com
To: bimer@basbakanlik.gov.tr; ayaras@tokat.bel.tr; basin@tokat.bel.tr; hal@tokat.bel.tr; tokat@csb.gov.tr; tokatsgim@sgk.gov.tr; dilek.yuksel@tbmm.gov.tr; info@tokattb.org.tr; resatdogru@gmail.com; info@tokattso.org.tr; info@adalet.gov.tr; info@tokatbarosu.org.tr; info@tokatosb.org.tr; info@tokattabipodasi.org.tr; mbandirmali@tokat.bel.tr; mehmetaliyavas@tokattarim.gov.tr; acetin@tokat.bel.tr; bilgiislem@tokatozelidaresi.gov.tr; tokat@icisleri.gov.tr; tokatcbs@adalet.gov.tr; kentkonseyi@tokatkentkonseyi.org.tr; mustafaguzel@tokattarim.gov.tr; yaziisleri@tokat.bel.tr; orhanduzguntbmm@gmail.com; tokat.hsm@saglik.gov.tr; tokat@saglik.gov.tr; tokatemniyet@egm.gov.tr; insanhaklarikom@tbmm.gov.tr; memin.ozafsar@diyanet.gov.tr; hkamil.yilmaz@diyanet.gov.tr; icdenetim@diyanet.gov.tr; dinhizmetleri@diyanet.gov.tr; tokat@diyanet.gov.tr
Subject: RE: Adalet Arıyorum - Sayı: 87
Date: Fri, 2 Jan 2015 01:53:21 +0200
DİNCİ DOMUZLAR NEDEN İNSANLIĞIN DÜŞMANIDIRLAR?
Geberen dinci domuz örneğinden yola çıkarak şunları belirleyebiliriz. Eğitimsiz - okuma yazması bile olmayan, tarikan bataklığına saplanmış, zihnini korkularla doldurmuş, düşünemeyen, çevresini algılayamayan, kendisinden başka hiçkimseyi görmeyen, bütün dünyası zavallı varlığı olan, acıma duygularını yitirmiş, algıları tamamen yok olmuş, büyülenmiş, tılsıma kapılmış yaşadığı - yaşamaya çalıştığı, debelendiği hayatından zevk almayan, ağaca odun gözüyle bakan, paranın tek sığınağı ve dayanağı olduğu dolayısıyla parası olmayınca acı çeken, para biriktirmke - yığmak için gece gündüz akla hayale gelmedik işler yapan zavallının birisidir aslında.
Kamburuna ve sakalına yaslanıp sürdürmektedir hayatını. Kendisini acındırır ve hareket edemez. Çevresine de yaşamı zindan eder. Bu tür durumlarda devlet mekanizması acilen önlemler alıp bu uyuşturucu mekanizmalarını işlevsizleştirmek zorundadır.
Geberen dinci domuz örneğinden devam edersek; bu zavallı Mahmut Efendi Tarikatı denen bunak bir şeyh bozuntusunun müntesiplerinden birisiydi. Güzeller güzeli Anadolu'muzda bu ve benzeri binlerce irin yuvası, uyuşturucu bataklığı, bağımlılık merkezi vardır ve faaliyetlerini gece gündüz sürdürmektedirler.
Gelişen dünya, iletişim, ilerlemeler, sağlık ve eğitim gibi sorunlu alanların çözümlerinin hızlanmasına karşı bu bağımlılık merkezlerine henüz doğru dürüst neşter atılmamış, bunların bu uyuşuk durumları birilerinin işine gelmiş, dokunmak istememişlerdir. Vatikan başta olmak üzere dünyanın her yerinde faaliyet yürüten dinci şebekeler İslam Dünyasında da içinden çıkılmaz vahşet, facialar, delirmişlikler, akılsızlıklar, insanlık dışı bütün hareketlerin üreme noktaları - bataklıkları haline gelmiştir.
Bir an önce tedbir alınarak acımasız, pervasız ve vicdansız da olsa bu bataklıklar kurutulmak zorundadır. İnsanımızın geleceği bu hareketlere bağlıdır. Tamamen yok olup gidecek miyiz, çocuklarımıza - gençlerimize - insanlarımıza mutlu aklı başında bir ülke mi bırakacağız. Bu ülkenin insanları inanılmaz acı çekiyorlar. Hepsini görüyorum ve şahidim.
ALLAH DİNCİLERİN BELASINI VERSİN!
GEBEREN DİNCİ DOMUZUN KAMBURU
Dinci domuzu rahatsız eden kamburu ağrımıyor artık, sırtüstü yatamayan dinci domuz geberdiği için. Guazimodo'yu bilirsiniz kilisenin zangocu, tıpkı onun gibi sokaklarda dolaşır camiye giderdi beş vakit. Caminin müezzinine (kendisi gibi domuzun tekidir) haftalık beş lira bağışlar ve ezan sesini (Arap böğürtüsünü) sonuna kadar açmasını isterdi. Hatta ısrar ederdi bu konuda: "Valla seni müftüye şikayet ederim!" derdi.
Torununun elinden tutup sokaklarda gezen dinci domuz artık dolaşamıyor çünkü geberdi. Kendisi gibi mel'un bir nesil bıraktı ve geberip gitti. O geberdikten sonra Tokat'ın bütün dinci domuzları toplandılar. Park yerine masalar kurdular yemek yediler, birbirlerini kucakladılar, böğürdüler, böğürdüler, böğürdüler.
Balkondan karılar seyretti, ben de seyrettim olup biteni baştan sona kadar. Kalp krizi geçirip yere yuvarlandığını gördüm geberen dinci domuzun, elbisesini nasıl soyduklarını çocuklarının - kendi çocukları çoraplarını çıkardılar, suratına kolonya döktüler, iğrenç ağzına su serptiler ama dinci domuz gebermişti. Ambülans geldi, türbanlı bir sağlıkçı geldi, iki tane de hasta bakıcı geldi. Komşusu Bulvar Lokantası'nın sahibi dinci domuzda geldi. Her şey yarım saatte olup bitti ve ben her şeyi gördüm tıpkı şimdi gördüğüm gibi olup bitenleri.
ANLATABİLİYOR MUYUM, DİNCİ DOMUZUN HİZMETÇİSİ DİNCİ DOMUZLAR, "TIPKI ONUN GİBİ GEBERİP GİDECEKSİNİZ" DİYORUM YANİ KISACASI Gece 04.30'da uyandırıldım gürültüyle 01.01.2015
GÜRBÜRTÜ DEVAM EDİYOR
Geberen dinci domuzun akıl yoksunu büyük oğlu bugün buralarda dolaştı yine. Çorbacı memur bozuntularıda dolaştı, geldi - gittiler. Araçların içinde birileri el kol hareketleriyle Bulvar'ın sahibi dinci domuzlara kızdı. Bulvarın sahibi dinci domuz da elinde mavi dosyadan bir şeyler gösterdi gelip gidenlere. Her şey olağan şeklindeydi yani.
Gece gündüz çalışacaksınız. Sıcakta pişecek, soğukta titreyeceksiniz. Yalanlarınızın üzerine yalanlar ekleyeceksiniz. Hem çalışacaksınız itler gibi hem borçlanacaksınız. Ömrünüz domuz gibi debelenmekle geçecek. İnatlarınızdan, geriliklerinizden, adiliklerinizden, cehaletinizden dolayı cezalandırıldınız. Çekin cezanızı! Gece gündüz debelenmeye devam edin dinci domuzlar
300.000 TOKAT'LI NEREYE GİTTİ?
Küçükçekmece Belediye Başkanlığı'nda konuşan Tokat'ımızın mülki amirlerinden birisi 16. yy'dan başlayıp zırvalarını sıralamış. Tokat coğrafyasının güzelliklerinden, gelecekte olacaklardan bahsetmiş. Kimi kandırıyorsunuz, kendinizden ve sizin şaşkınlardan başka?
12 yıllık dönemde 300.000 insanımız dinci, yabani, akılını yitirmiş, yobaz, suç ortağı, rüşvetçi, cinsi - cibiliyeti bozuk, ordan burdan toplanmışlar yüzünden bin yıllık yaşadıkları coğrafyayı terkedip gittiler.
ALLAH HEPİNİZİN BELASINI VERSİN!
LANETLENMİŞ DİNCİ DOMUZ GÜRÜLTÜSÜ SÜRÜYOR
Gecenin 4'ü yine uyandım uykudan sebep mâlum, lanetlenmiş dinci domuz gürültüsü. Haber Türk'te Murat Bardakçı şikayette bulunuyor: İstanbul'un Teşvikiye mahallesinde bu saatte müziğin sesini sonuna kadar açmışlar, bütün mahalle sokakta pencerede şikayet ediyor ama ne gelen var ne giden. Hanımefendi profesör: "Valla bende bıktım ama ne yapabilirim ki, o kadar kitabı nasıl taşıyayım, herkes şikayetçi". Afyoncu: "Valla kardeşim"
Demem o ki: "Bu lanetlenmiş memlekette herkes birbirine zulmetmeye devam ediyor. Ülkücü kudurmuş itler, bugün ilk şehit anması düzenlemişler memketin bir yerlerinde. "NATO ya canımız feda" diye haykırıp, "arap böğürtüleri susmaz" diye yemin ettirmişler gençlerimize
Elimde bir kitap "Abim Deniz"
Sikeyim böyle adaleti böyle düzeni. Lanetlenmişler ülkesinin, lanetlenmiş bir zavallı vatandaşıyım ben. Herkes birbirine zulmeder bu lanetlenmiş memlekette herkes birbirine.
ALLAH HEPİNİZİN BELASINI VERSİN!
DİNCİ DOMUZLAR NEDEN LAFTAN ANLAMAZ?
Bugün Irak'ta Suriye'de kafa kesip kadınları pazarlarda satan zihniyetle buradaki zihniyet arasında fark yoktur. Bu zihniyet laftan sözden anlamaz, kanundan kuraldan anlamaz, robotlaşmıştır, uyuşmuştur. Her türlü kötülüğü yapabilir. Tek çözüm yolu bu gerçeğin yüzlerine söylenmesidir.
Yazmaya devam edeceğim, yazmak güzel. 03.01.2014
Dinci domuz gürültüsü sürüyor. 02.01.2014
UNUTMUŞUM, EKLEYEYİM
Cuma günü gelen iki zabıta memuru bir resmi biri sivil bir belge verip kağıt imzalattılar.
M.60.0.TOK. 16/1
İlgi: 24.12.2014 Tarih ve 58787279-620-9203 sayılı yazı
İlgi tarih ve sayılı dilekçeniz gereği yapılan inceleme sonucunda -ıvır zıvır, ıvır zıvır-
Aşşağılık herifler! siz herkesi kendiniz gibi moron mu zannediyorsunuz? Türkçe anlamıyor musunuz: "Uyuyamıyorum gürültüden" Bu iki kelime nin anlaşılması bu kadar zor mu adi herifler, aşağılık domuzlar. Buraya kadar gelip - gönderip harcadığınız paralar size haram zıkkım olmaz mı, Allah sizin belanızı vermez mi?
Altını da imzalamış doğru dürüst okuma yazma bilmeyen karaktersizler. Allah bilir kurumda işlemişlerdir de.
ALLAH SİZİN BELANIZI VERSİN. ALLAH SİZİN ÇOLUNUZDAN ÇOCUĞUNUZDAN ÇIKARSIN. ALLAH SİZİ KAHR-I GAZABIYLA AZAB ETSİN. SİZİ YERİN DİBİNE GEÇİRSİN. SOYUNUZU, SOPUNUZU, CİNSİNİZİ, CİBİLLİYETİNİZİ KURUTSUN. ALLAH BU ZAVALLI MİLLETİ SİZİN ELİNİZDEN KURTARSIN!
AMİİİİN!
YARATIKLAR MUTLU OLAMAZ
Gecenin 03:15'i zorla daldığım tatlı uykumdan dinci yobaz gürültüsü ile uyandım yine. Gündüz saatlerinde oradan oraya koşturan geberen dinci domuzun dul karısı ve akıl yoksunu çocukları mülki amirlere ulaşabilmek için kağıda sardıkları simitleri naylon torbalara doldurdular. Hepsini gördüm. Peki bu yaratıklar neden asla ve asla mutlu olamazlar? Bunlar çevrelerindeki güzelliklerden habersiz zavallılardır. Havanın, suyun, çiçeğin, böceğin, doğanın ne olduğunun farkında değillerdir. Park alanındaki dut ağacının dallarını da bu yaratıklar kırmıştılar ve sonra fırınlarında yakmıştılar. Her şeyi buradan görüyor ve kaydediyorum.
Yazdıklarım binlerce insan tarafından okunuyor. Herkes sizin gibi ordan burdan toplanmış, yurtsuz yuvasız, kanı sütü bozuk, vahşi yaratıklar değil yani.
Bugün haberlerde güzel bir haber vardı. Bu dinci yobaz domuzlar gibi bir aile yana yakıla feryat ediyordular. Türbanlı kadın: "Oğlum! ben senin annen değil miyim, neden bize bunu yaptın?" Babası da aynı o domuz anası gibi feryat ediyordu: "Yavrup önce anne - baba hakkı gelir" Bu dinci aklını yitirmiş HÜLOG zavallıların zavallı oğlu çekip gitmiş. Giderken de "İmanın zirvesini yaşayacağım
IŞİD terör örgütü - Halife Devletine katılmış çocuk.
ANLIYOR MUSUNUZ AKIL YOKSUNU AŞŞAĞILIK DİNCİLER. YARATIK OLDUĞUNUZ İÇİN İHTİŞAMI ASLA VE ASLA ANLAYAMAYACAKSINIZ. YAPTIKLARINIZIN YANINA KAR KALACAĞINI MI DÜŞÜNÜYORSUNUZ. GEBERİN! GEBEREN DİNCİ DOMUZ GİBİ.
"Aklını kullanmayan geri toplumlar aşağılanmaya mahkumdur" Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
03:23 18/01/2015
Şu saat itibariyle gümbürtü devam ediyor.
Ayrıca bugün 3. defa polis ifadesine çağrıldım ve ifademi imzaladım, haberiniz olsun.
TÜRK MİLLETİ ADINA
DOĞAN YILDIRIM (153577) DENEN ONUN BUNUN ÇOCUĞU ŞAHSINDA
Şüphelinin yargılanmasının mahkememizce yapılacak eylemlerine uyan 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 71/1 TCK'nın 53/1, maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına iddia ve talep olunur. 17/06/2014
Demiş Sayın Cumhuriyet Savcısı Doğan Yıldırım.
Adalet Arıyorum başlıklı bu dilekçeler dizisinde kendisine ifade verdiğim bu kişi her şeyi detaylarıyla bilmesine rağmen nasıl bir vicdan sahibidir ki, uyduruktan bir sitenin, uyduruktan milyonlarca cümlesi arasından "fikir ve sanat eserleri ihlali" çıkarabilmiştir de cezalandırılmamı istemiştir. Ne demiştim: "Böyle adaletin böyle düzenin..."
Kendisi açıklasın ve korkmasın ne olup bittiğini, bu nasıl bir anlayıştır, akıl - mantıkla nasıl izah edilebiliyor. Bu zorbalık değil de nedir?
Ben burada on senedir işkence altında yaşadığımı belirtiyorum. Suçluların bütün hareketlerini gün gün, saat saat beyefendiye bildiriyorum ve sonuçta suçlanan yine ben oluyorum. Gel de çıldırma.
ALLAH HEPİNİZİN BELASINI VERSİN!
GÜRBÜRTÜ DEVAM EDİYOR
Geberen dinci domuzun akıl yoksunu büyük oğlu bugün buralarda dolaştı yine. Çorbacı memur bozuntularıda dolaştı, geldi - gittiler. Araçların içinde birileri el kol hareketleriyle Bulvar'ın sahibi dinci domuzlara kızdı. Bulvarın sahibi dinci domuz da elinde mavi dosyadan bir şeyler gösterdi gelip gidenlere. Her şey olağan şeklindeydi yani.
Gece gündüz çalışacaksınız. Sıcakta pişecek, soğukta titreyeceksiniz. Yalanlarınızın üzerine yalanlar ekleyeceksiniz. Hem çalışacaksınız itler gibi hem borçlanacaksınız. Ömrünüz domuz gibi debelenmekle geçecek. İnatlarınızdan, geriliklerinizden, adiliklerinizden, cehaletinizden dolayı cezalandırıldınız. Çekin cezanızı! Gece gündüz debelenmeye devam edin dinci domuzlar
300.000 TOKAT'LI NEREYE GİTTİ?
Küçükçekmece Belediye Başkanlığı'nda konuşan Tokat'ımızın mülki amirlerinden birisi 16. yy'dan başlayıp zırvalarını sıralamış. Tokat coğrafyasının güzelliklerinden, gelecekte olacaklardan bahsetmiş. Kimi kandırıyorsunuz, kendinizden ve sizin şaşkınlardan başka?
12 yıllık dönemde 300.000 insanımız dinci, yabani, akılını yitirmiş, yobaz, suç ortağı, rüşvetçi, cinsi - cibiliyeti bozuk, ordan burdan toplanmışlar yüzünden bin yıllık yaşadıkları coğrafyayı terkedip gittiler.
ALLAH HEPİNİZİN BELASINI VERSİN!
Polis karakolunda ifademi imzalarken pis pis sırıtan o akıl yoksunu memur bozuntusuna da yazıyorum. Ben sizin ciğerinizi bilirim. Her köyün, her mahallenin bir iti vardı (eskiden). Yiyip içtikleriniz haramdan başka bir şey değildir. Kanserinizi şimdiden kendi vücudunuzda oluşturduğunuzu bilin. İlerleyen günlerde aklınıza gelsin ve bu yazılanları asla unutmayın. Doğa öyle muhteşem bir adalet sergiler ki hepinizin ağzı açık kalır, hayretler içinde kalırsınız. İş işten geçmiş olur yalnız
ALLAH HEPİNİZİN BELASINI VERECEK
From: marifetkapisi@hotmail.com
To: bimer@basbakanlik.gov.tr; ayaras@tokat.bel.tr; basin@tokat.bel.tr; hal@tokat.bel.tr; tokat@csb.gov.tr; tokatsgim@sgk.gov.tr; dilek.yuksel@tbmm.gov.tr; info@tokattb.org.tr; resatdogru@gmail.com; info@tokattso.org.tr; info@adalet.gov.tr; info@tokatbarosu.org.tr; info@tokatosb.org.tr; info@tokattabipodasi.org.tr; mbandirmali@tokat.bel.tr; mehmetaliyavas@tokattarim.gov.tr; acetin@tokat.bel.tr; bilgiislem@tokatozelidaresi.gov.tr; tokat@icisleri.gov.tr; tokatcbs@adalet.gov.tr; kentkonseyi@tokatkentkonseyi.org.tr; mustafaguzel@tokattarim.gov.tr; yaziisleri@tokat.bel.tr; orhanduzguntbmm@gmail.com; tokat.hsm@saglik.gov.tr; tokat@saglik.gov.tr; tokatemniyet@egm.gov.tr; insanhaklarikom@tbmm.gov.tr; memin.ozafsar@diyanet.gov.tr; hkamil.yilmaz@diyanet.gov.tr; icdenetim@diyanet.gov.tr; dinhizmetleri@diyanet.gov.tr; tokat@diyanet.gov.tr
Subject: RE: Adalet Arıyorum - Sayı: 120
Date: Sat, 14 Feb 2015 03:02:07 +0200
AZİZ TÜRK MİLLETİ ADINA
Bütün bu yazılanlar tarihi vesikadır. Utanması olmayan siz dinci domuzlar sürüsü sadece insanımızın değil insanlığın da başının belası domuzlar sürüsünüz. Bu gerçek asla değişmeden kayıtlara geçmektedir. Her kelimesi her harfi tarihi bir vesikadır. Yaptığınız bu apaçık zulümlerin bedelini eninde sonunda ödeyeceksiniz. Kurtuluşunuz, kaçışınız, sığınabileceğiz bir yer yoktur. Her geçen gün cezanızı artırmaktan başka bir şey yapmıyorsunuz.
ALLAH HEPİNİZİN BELASINI VERECEK
Şimdi bunları görüp "bana demiyordur" diye düşünen bazı angutları olabilir aranızda. Hepinizin kelimesi hepinizi kapsamaktadır. Birbirinizin üstüne atarak kurtulamayacaksınız.
From: marifetkapisi@hotmail.com
To: bimer@basbakanlik.gov.tr; ayaras@tokat.bel.tr; basin@tokat.bel.tr; hal@tokat.bel.tr; tokat@csb.gov.tr; tokatsgim@sgk.gov.tr; dilek.yuksel@tbmm.gov.tr; info@tokattb.org.tr; resatdogru@gmail.com; info@tokattso.org.tr; info@adalet.gov.tr; info@tokatbarosu.org.tr; info@tokatosb.org.tr; info@tokattabipodasi.org.tr; mbandirmali@tokat.bel.tr; mehmetaliyavas@tokattarim.gov.tr; acetin@tokat.bel.tr; bilgiislem@tokatozelidaresi.gov.tr; tokat@icisleri.gov.tr; tokatcbs@adalet.gov.tr; kentkonseyi@tokatkentkonseyi.org.tr; mustafaguzel@tokattarim.gov.tr; yaziisleri@tokat.bel.tr; orhanduzguntbmm@gmail.com; tokat.hsm@saglik.gov.tr; tokat@saglik.gov.tr; tokatemniyet@egm.gov.tr; insanhaklarikom@tbmm.gov.tr; memin.ozafsar@diyanet.gov.tr; hkamil.yilmaz@diyanet.gov.tr; icdenetim@diyanet.gov.tr; dinhizmetleri@diyanet.gov.tr; tokat@diyanet.gov.tr
Subject: RE: Adalet Arıyorum - Sayı: 119
Date: Sat, 14 Feb 2015 02:57:10 +0200
SİZE KÜFRETMEMİ İSTİYOR OLABİLİRSİNİZ FAKAT KÜFÜR ETMEYECEĞİM, SİZ KÜFÜR EDİLMEYE BİLE LAYIK OLMAYAN AŞAĞILIK DİNCİ DOMUZLAR SÜRÜSÜSÜNÜZ. BU KADAR
ES GEHT VEİTER. ONUN BUNUN ÇOCUKLARI
ALLAH HEPİNİZİN BELASINI VERSİN.
From: marifetkapisi@hotmail.com
To: bimer@basbakanlik.gov.tr; ayaras@tokat.bel.tr; basin@tokat.bel.tr; hal@tokat.bel.tr; tokat@csb.gov.tr; tokatsgim@sgk.gov.tr; dilek.yuksel@tbmm.gov.tr; info@tokattb.org.tr; resatdogru@gmail.com; info@tokattso.org.tr; info@adalet.gov.tr; info@tokatbarosu.org.tr; info@tokatosb.org.tr; info@tokattabipodasi.org.tr; mbandirmali@tokat.bel.tr; mehmetaliyavas@tokattarim.gov.tr; acetin@tokat.bel.tr; bilgiislem@tokatozelidaresi.gov.tr; tokat@icisleri.gov.tr; tokatcbs@adalet.gov.tr; kentkonseyi@tokatkentkonseyi.org.tr; mustafaguzel@tokattarim.gov.tr; yaziisleri@tokat.bel.tr; orhanduzguntbmm@gmail.com; tokat.hsm@saglik.gov.tr; tokat@saglik.gov.tr; tokatemniyet@egm.gov.tr; insanhaklarikom@tbmm.gov.tr; memin.ozafsar@diyanet.gov.tr; hkamil.yilmaz@diyanet.gov.tr; icdenetim@diyanet.gov.tr; dinhizmetleri@diyanet.gov.tr; tokat@diyanet.gov.tr
Subject: RE: Adalet Arıyorum - Sayı: 118
Date: Sat, 14 Feb 2015 02:55:29 +0200
TÜRKÇEDEN ANLAMAYAN DİNCİ DOMUZLAR SÜRÜSÜ
ES GEHT VEİTER
ALLAH HEPİNİZİN BELASINI VERSİN GÜMBÜRTÜ DEVAM EDİYOR.
From: marifetkapisi@hotmail.com
To: bimer@basbakanlik.gov.tr; ayaras@tokat.bel.tr; basin@tokat.bel.tr; hal@tokat.bel.tr; tokat@csb.gov.tr; tokatsgim@sgk.gov.tr; dilek.yuksel@tbmm.gov.tr; info@tokattb.org.tr; resatdogru@gmail.com; info@tokattso.org.tr; info@adalet.gov.tr; info@tokatbarosu.org.tr; info@tokatosb.org.tr; info@tokattabipodasi.org.tr; mbandirmali@tokat.bel.tr; mehmetaliyavas@tokattarim.gov.tr; acetin@tokat.bel.tr; bilgiislem@tokatozelidaresi.gov.tr; tokat@icisleri.gov.tr; tokatcbs@adalet.gov.tr; kentkonseyi@tokatkentkonseyi.org.tr; mustafaguzel@tokattarim.gov.tr; yaziisleri@tokat.bel.tr; orhanduzguntbmm@gmail.com; tokat.hsm@saglik.gov.tr; tokat@saglik.gov.tr; tokatemniyet@egm.gov.tr; insanhaklarikom@tbmm.gov.tr; memin.ozafsar@diyanet.gov.tr; hkamil.yilmaz@diyanet.gov.tr; icdenetim@diyanet.gov.tr; dinhizmetleri@diyanet.gov.tr; tokat@diyanet.gov.tr
Subject: RE: Adalet Arıyorum - Sayı: 116
Date: Sat, 14 Feb 2015 02:54:14 +0200
KUDURMUŞ DİNCİ DOMUZLAR, ONUN BUNUN ÇOCUKLARI, AŞAĞILIK İTLER SÜRÜSÜ
GÜMBÜRTÜ DEVAM EDİYOR
ALLAH HEPİNİZİN BELASINI VERSİN
ONUN BUNUN ÇOCUKLARI, GÜMBÜRTÜ DEVAM EDİYOR
From: marifetkapisi@hotmail.com
To: bimer@basbakanlik.gov.tr; ayaras@tokat.bel.tr; basin@tokat.bel.tr; hal@tokat.bel.tr; tokat@csb.gov.tr; tokatsgim@sgk.gov.tr; dilek.yuksel@tbmm.gov.tr; info@tokattb.org.tr; resatdogru@gmail.com; info@tokattso.org.tr; info@adalet.gov.tr; info@tokatbarosu.org.tr; info@tokatosb.org.tr; info@tokattabipodasi.org.tr; mbandirmali@tokat.bel.tr; mehmetaliyavas@tokattarim.gov.tr; acetin@tokat.bel.tr; bilgiislem@tokatozelidaresi.gov.tr; tokat@icisleri.gov.tr; tokatcbs@adalet.gov.tr; kentkonseyi@tokatkentkonseyi.org.tr; mustafaguzel@tokattarim.gov.tr; yaziisleri@tokat.bel.tr; orhanduzguntbmm@gmail.com; tokat.hsm@saglik.gov.tr; tokat@saglik.gov.tr; tokatemniyet@egm.gov.tr; insanhaklarikom@tbmm.gov.tr; memin.ozafsar@diyanet.gov.tr; hkamil.yilmaz@diyanet.gov.tr; icdenetim@diyanet.gov.tr; dinhizmetleri@diyanet.gov.tr; tokat@diyanet.gov.tr
Subject: RE: Adalet Arıyorum - Sayı: 112
Date: Sat, 14 Feb 2015 02:52:16 +0200
Onun bunun çocuğu, haram yiyici, kanunları işletemeyen, iki yobaza söz geçiremeyen aşağılık dinci domuzlar sürüsü gümbürtü devam ediyor.
ALLAH HEPİNİZİN BELASINI VERSİN
Aşağılık dinci domuzlar sürüsü, onun bunun çocukları
Gümbürtü devam ediyor
From: marifetkapisi@hotmail.com
To: bimer@basbakanlik.gov.tr; ayaras@tokat.bel.tr; basin@tokat.bel.tr; hal@tokat.bel.tr; tokat@csb.gov.tr; tokatsgim@sgk.gov.tr; dilek.yuksel@tbmm.gov.tr; info@tokattb.org.tr; resatdogru@gmail.com; info@tokattso.org.tr; info@adalet.gov.tr; info@tokatbarosu.org.tr; info@tokatosb.org.tr; info@tokattabipodasi.org.tr; mbandirmali@tokat.bel.tr; mehmetaliyavas@tokattarim.gov.tr; acetin@tokat.bel.tr; bilgiislem@tokatozelidaresi.gov.tr; tokat@icisleri.gov.tr; tokatcbs@adalet.gov.tr; kentkonseyi@tokatkentkonseyi.org.tr; mustafaguzel@tokattarim.gov.tr; yaziisleri@tokat.bel.tr; orhanduzguntbmm@gmail.com; tokat.hsm@saglik.gov.tr; tokat@saglik.gov.tr; tokatemniyet@egm.gov.tr; insanhaklarikom@tbmm.gov.tr; memin.ozafsar@diyanet.gov.tr; hkamil.yilmaz@diyanet.gov.tr; icdenetim@diyanet.gov.tr; dinhizmetleri@diyanet.gov.tr; tokat@diyanet.gov.tr
Subject: RE: Adalet Arıyorum - Sayı: 109
Date: Sat, 14 Feb 2015 02:48:45 +0200
Onun bunun çocukları, Allah'ın belaları gümbürtü devam ediyor.
From: marifetkapisi@hotmail.com
To: bimer@basbakanlik.gov.tr; ayaras@tokat.bel.tr; basin@tokat.bel.tr; hal@tokat.bel.tr; tokat@csb.gov.tr; tokatsgim@sgk.gov.tr; dilek.yuksel@tbmm.gov.tr; info@tokattb.org.tr; resatdogru@gmail.com; info@tokattso.org.tr; info@adalet.gov.tr; info@tokatbarosu.org.tr; info@tokatosb.org.tr; info@tokattabipodasi.org.tr; mbandirmali@tokat.bel.tr; mehmetaliyavas@tokattarim.gov.tr; acetin@tokat.bel.tr; bilgiislem@tokatozelidaresi.gov.tr; tokat@icisleri.gov.tr; tokatcbs@adalet.gov.tr; kentkonseyi@tokatkentkonseyi.org.tr; mustafaguzel@tokattarim.gov.tr; yaziisleri@tokat.bel.tr; orhanduzguntbmm@gmail.com; tokat.hsm@saglik.gov.tr; tokat@saglik.gov.tr; tokatemniyet@egm.gov.tr; insanhaklarikom@tbmm.gov.tr; memin.ozafsar@diyanet.gov.tr; hkamil.yilmaz@diyanet.gov.tr; icdenetim@diyanet.gov.tr; dinhizmetleri@diyanet.gov.tr; tokat@diyanet.gov.tr
Subject: RE: Adalet Arıyorum - Sayı: 108
Date: Sat, 14 Feb 2015 02:47:40 +0200
Gümbürtü devam ediyor.
GÜMBÜRTÜ DEVAM EDİYOR, ONUN BUNUN ÇOCUKLARI Saat: 03:50 11 Şubat 2015
TARİHİ VESÎKALARDIR BUNLAR
Siz onun bunun çocukları
Yüz sene sonra bile sizin suratınıza tükürülecek ve lanetlenmeye devam edileceksiniz. Gecenin 03:00'ünde bu dinci iblislerin işyerinin önüne polis minübüslerini park edip aç karınlarını, doymak bilmek gözlerini doyurmak için gelen beleşçi, üç kuruşluk simide tamah eden, güvenliğimizden sorumlu onun bunun çocukları zulme destek olup yüzverdikleri için mahşeri vicdanlarda sürekli yargılancacaklardır.
Bu mezbelelik düzeninde sizin sıfatınız aç domuzlar, doymak bilmeyen çakallar, salgırgan itler, vahşi yarasalar, cibiliyeti - kanı - sütü bozuk akbabalar olarak kayıtlara geçmektedir. Yediğiniz içtiğiniz haramdan, kandan, zulümden, iblislikten başka bir şey değildir.
Yüz yıl sonra insanlar dinci bağnazlığın nasıl bela olduğunu çocuklarına öğretirken sizi; aşağılığın ve yer altı canavarlığının, korkunun ve açlığın, doymazlığın ve karabasanın sembolleri olarak okuyacaklardır.
ALLAH HEPİNİZİN BELASINI VERSİN
GÜNLERDEN YİNE CUMA : )
Gümbürtü işkencesi gece boyu sürdü, -on senedir aksatmadan sürdüğü gibi.
Şu an dışardan süpürge sesi geliyor. Geberen dinci domuzun karısı çalı süpürgesiyle işgal etmeye - çalmaya - el koymaya - zimmetine geçirmeye - sahip olmaya, çalıştıkları kamuya ait kaldırımı süpürüyor. Domuz kocası gibi hırslı ve inatçı bir kadın. Kin ve nefreti ile yerleri kazıyor. Tam da kocasının geberip düştüğü yerler...
Salatçı hocanın böğürtüsüyle uyandım. Adam resmen böğürüyor. "Salaaat" "Malaaaat" diye bir şeyler böğürüyor adam ve bunun için para alıyor : )
Dışarda siren sesleri
Dışardan dinci domuzların havalandırma, jeneratör, komprasör, hamur makinası, çamaşır makinası gümbürtüleri
HEPİNİZİN ALLAH BELASINI VERSİN
GÜNLERDEN CUMA
Bugün günlerden Cuma ve gümbürtü devam ediyor. Hiç kesilmeden sürekli işkence hali...
Geberen dinci domuz da kamburunu ve sakalını sallaya sallaya, eğile büküle, koştura koştura camiye giderdi. İnsanları ittire kaktıra ön saflarda yer almak için debelenirdi. Osuruktan inancına göre "Cuma günü ön safta yer alan deve kurban etmiş kadar sevap alırdır. İkinci safta yer alan inek kurban etmiş kadar arka saflardakiler de koyun kesmiş kadar sevap alırdılar"
Dinci domuzlar cuma vaktinde camileri doldururlar. İblisler şebekesi - Diyanet de cami yetmiyooor para verin, daha çok para verin diye böğürür durur. Allah hepinizin belasını versin.
Ben gibi bir garibe senelerce işkence yapacaksın ondan sonra huzura çıkıp ıvır - zıvır - osuruktan inançlarınla insanları kandıracaksın. Siz mel'unlar ancak ve ancak kendinizi kandırırsınız. Sizler lanetlenmiş aşağılık domuzlarsınız. Sizin aldığınız nefes, yediğiniz lokma, içtiğiniz su haramdır. Sizin soyunuz sopunuz aşağılıktır. Sizler sadece insanımızın değil insanlığın da başının belasısınız. Bir an önce bu iblis varlığınızın ortadan kalkması dileklerimizle. Allah hepinizin belasını versin!
ZORUNUZA GİTMESİN
Onun bunun çocukları, gümbürtü devam ediyor. Gümbür gümbür gümbür gümbür
Dünyanın her yerinde var olan çok basit bir kuralı - kanunu işletemeyen onun bunun çocukları aşağılanmaya - tabii ki mahkumdurlar. Nedir o kanun? "Komşunu rahatsız etmeyeceksin!"
Çok basit bir kanundur bu.
Basit gibi görünen bu kanun aslında dünyanın huzurlu, düzenli, mutlu olmasının da temellerinden biridir. Bu basit kanunu işletemediğiniz zaman sorun büyür de büyür. Her türlü haksızlıklar ve büyük cinayetler kanunu işletememekten veya işine göre, adamına göre uygulamaktan kaynaklanır. Anlamak zor değildir bu gerçeği. Yediğinizin içtiğinizin haram olup boğazınıza düğümlenmesi, göbek yapmanız, hastalıklarla uğraşmanız, çocuklarınızın başınıza bela olması, acı çekmeniz, kıvranmanız, debelenmeniz ve daha gelecek belaların tümü bu çok basit kanunu işletememenizden dolayıdır.
İLAHİ ADALETİN DÜZENİNİZİ YERLEBİR ETMESİ DİLEKLERİMLE. DİNCİLİK İNSANLIĞIN BAŞININ BELASIDIR. DİNCİLER İBLİSTİR. GELECEKTE DİNCİLERE YER YOKTUR. ALLAH HEPİNİZİN BELASINI VERSİN!
DEVAM.
SOKAKTAN KAĞIT TOPLAYIN DAHA İYİ
ÇAY, SİMİT VE ÇORBA - ÇORBACI KAMU GÖREVLİLERİ (ONUN BUNUN ÇOCUKLARI)
(Devam - Gümbürtüye karşı kalem)
Beyefendi demişti ki: "Kamu görevlilerini eleştirme, yazmaya devam et!"
Oyna ama göbek atma, konuş ama sesin çıkmasın gibi bir şey yani.
Zulmün kaynağı dincilikse sebebi kamu görevlileridir. İleri memleketleri görmüş ve yaşamış birisi olarak, bu tür sorunlar on , onbeş sene sürecek bir barbarlık değil anlık bir mesaj, bir telefon, bir mektup ile çözülebilecek bir sorundur. Tabi bir bardak çaya ve bir simite tamah etmiyorsanız, adalet varsa, insanlık varsa ve insanlar ona ulaşmak için çaba göstermişse.
Bizimki gibi -malesef, geri, sömürge, aşağılanmış bir kurumlar bütününde ve tabiiki kamu görevlilerinin yaşadığı bir yerde adaletten söz edilemez. Bu ülke, Afrika'nın tahtaya tapan totemci kabilelerinden bir basamak ilerdedir başka da bir şey değildir.
Kamu görevlisi arkadaşlar; odalarınız sıcak, maaşlarınız aydan aya tıkır tıkır hesabınıza yatırılıyor, yerleriniz paspaslanıyor, hizmetçiler - çaylar - kahveler gelip gidiyor, şakşakçılar - yalakalar - soyguncular ceplerinizi dolduruyor yani rüşvetler gani, makamlar şahane, zavallı halk karşınızda elpençe divan ve siz oruspu çocukları zulme devam... Sizin ananınız babanız belli olsaydı, helal süt emmiş olsaydınız, o imza yetkilerinizi haketmiş olsaydınız, adil olsaydınız, insan olsaydınız, insanını düşünen olsaydınız bu haksızlık sürmezdi.
AÇLAR İNSANLIKTAN ANLAMAZ. LANET OLSUN SİZİN AÇ KARINLARINIZA VE GÖZLERİNİZE. (HEPİNİZİN)
AÇIL SUSAM AÇIL
BULVAR LOKANTASI, EN NEFİS SİMİT FIRINI, ELMACIOĞLU VESTEL BAYİİ, TOKAT BELEDİYESİ, TOKAT VALİLİĞİ, TOKAT ADLİYESİ, TOKAT EMNİYET AMİRLİĞİ...
SAY SAY BİTMEZ BU PİSLİĞİ, PERVANE HAMAMI DA TEMİZLEMEZ
ALLAH HEPİNİZİN BELASINI VERSİN. İKİ YOBAZA SÖZ GEÇİREMEDİĞİNİZ İÇİN.
BİR TUHAFLIK DAHA
ŞİMDİKİ BELEDİYE BAŞKANI ONUN BUNUN ÇOCUĞUNA SORUN BAKALIM O KOLTUĞA NASIL GELMİŞ?
ÇOK TUHAF DEĞİL Mİ! GERÇEKTEN ÇOK TUHAF.
PEKİ NE OLACAK?
AYRICA İFADEYE ÇAĞIRMANIZDAN DA BIKTIM.
BU KADAR ŞAMATA YETER. DURDURUN BU GÜMBÜRTÜYÜ
"LAN BİRİNİZ ÇAY KAHVE GETİRSİN, SOHBET UZADI BURDA"
ALLAH HEPİNİZİN BELASINI VERSİN.
ALO SİZE DİYOM ANLIYONUZ MU ONUN BUNUN ÇOCUKLARI.
SANA DİYOM SANA, AYI OĞLU AYI.
BİR DE ŞU BAŞKASININ ÜSTÜNE ATMANIZ VAR. O DA SORUN
HEPİNİZ SUÇ ORTAĞISINIZ. YAPMANIZ GEREKEN İŞLETMELERİN RUHSATLARINI İPTAL ETMEK VE FAALİYETLERİNİ DURDURMAKTIR. BU KADAR BASİT.
TAZMİNAT TALEPLERİM AYRI KONU VE VAZGEÇMİŞ DEĞİLİM. BAŞTA TOKAT BELEDİYESİ OLMA ÜZERE BÜTÜN KURUM VE KİŞİLERDEN ŞİKAYETÇİYİM. SENELERDİR KATLANMAK ZORUNDA KALDIĞIM HAKSIZLIKLARIN TAZMİNİNİ İSTİYORUM.
SİZDEN RİCAM ÇOK ÇOK BASİT BİR ŞEYDİ VE BECEREMEDİNİZ
GÜMBÜRTÜYÜ DURDURUN
GÜMBÜRTÜ DEVAM EDİYOR
LAFTAN ANLAMAZ, RÜŞVET VERİCİ, YALANCI, DİNCİ, YOBAZ GÜMBÜRTÜSÜ DEVAM EDİYOR
GELELİM BU ÜLKÜCÜ, ALPEREN, OSMANLICI ONUN BUNUN ÇOCUKLARINA
Bu onun bunun çocukları eğitimsiz - okuma yazma bilmeyen, kudurmuş it sürüleridirler. Bu it sürüleri üniversiteli gördükleri zaman sırf kendi hasetlerinden, cahilliklerinden, okumamışlıklarından, geri kalmışlıklarından dolayı nefret ederler o üniversiteliden. Hele bir de kadın filansa o üniversiteli ellerine geçirseler tecavüz edip, öldürüp, elini kolunu kesip, üzerine mazot döküp yakarlar.
Geçmişte de yaptılar, hala da yaparlar. Bebekleri ağaca çivileyen, üniversiteli öğrencileri telle boğan boğan, okuma salonlarını tarayan bu onun bunun çocuğu, vahşi, insanlık dışı, dinci domuzlardır. O kadar aşağılıktırlar ki "Amerika bizim için daha iyi" diyebilecek kadar NATO'nun bedava uşakları, Amerikan itleridirler bunlar. Bunların dedeleri de saltanatın itiydi zaten.
Asabımızı bozuyorsunuz onun bunun çocukları.
ALLAH HEPİNİZİN BELASINI VERSİN
ACIYI BEN ÇEKİYORUM ÇORBAYI ONUN BUNUN ÇOCUKLARI İÇİYOR
Tuhaf bir durum değil mi?
Bu zorba simitçiler, fırıncılar, lokantacılar, beyaz eşyacılar, belediyeciler, memurlar defalarca: "Kusura bakmayın, senelerce size haksızlık yaptık, hakkınızı helal edin" dediler.
Peki sorun nereden kaynaklanıyor. Sistemin işleyişi neden bu biçime dönmüştür ve bu sorunu kim çözecek?
Kürt olsaydım büyük ihtimalle P K K'li biri olur, dağların birinde bir eğitim kampında yaşıyor olurdum. Böylesi bir durumda başka çözüm bulamazdım büyük ihtimalle
Gecem berbat oluyor, uyuyamıyorum ve haliyle yazıyorum. Ben acımı yazıyorum bedava sıcak çorbayı polis memurları içiyor. Tuhaf bir durum değil mi?
Ben acı çekiyorum onun bunun çocuğu bir savcı göbeğini büyütüyor, tuhaf değil mi? Gerçekten çok tuhaf
Polis karakolunda ifademi imzalarken pis pis sırıtan o akıl yoksunu memur bozuntusuna da yazıyorum. Ben sizin ciğerinizi bilirim. Her köyün, her mahallenin bir iti vardı (eskiden). Yiyip içtikleriniz haramdan başka bir şey değildir. Kanserinizi şimdiden kendi vücudunuzda oluşturduğunuzu bilin. İlerleyen günlerde aklınıza gelsin ve bu yazılanları asla unutmayın. Doğa öyle muhteşem bir adalet sergiler ki hepinizin ağzı açık kalır, hayretler içinde kalırsınız. İş işten geçmiş olur yalnız
ALLAH HEPİNİZİN BELASINI VERECEK
AZİZ TÜRK MİLLETİ ADINA
Bütün bu yazılanlar tarihi vesikadır. Utanması olmayan siz dinci domuzlar sürüsü sadece insanımızın değil insanlığın da başının belası domuzlar sürüsünüz. Bu gerçek asla değişmeden kayıtlara geçmektedir. Her kelimesi her harfi tarihi bir vesikadır. Yaptığınız bu apaçık zulümlerin bedelini eninde sonunda ödeyeceksiniz. Kurtuluşunuz, kaçışınız, sığınabileceğiz bir yer yoktur. Her geçen gün cezanızı artırmaktan başka bir şey yapmıyorsunuz.
ALLAH HEPİNİZİN BELASINI VERECEK
Şimdi bunları görüp "bana demiyordur" diye düşünen bazı angutları olabilir aranızda. Hepinizin kelimesi hepinizi kapsamaktadır. Birbirinizin üstüne atarak kurtulamayacaksınız.
SİZE KÜFRETMEMİ İSTİYOR OLABİLİRSİNİZ FAKAT KÜFÜR ETMEYECEĞİM, SİZ KÜFÜR EDİLMEYE BİLE LAYIK OLMAYAN AŞAĞILIK DİNCİ DOMUZLAR SÜRÜSÜSÜNÜZ. BU KADAR
ES GEHT VEİTER. ONUN BUNUN ÇOCUKLARI
ALLAH HEPİNİZİN BELASINI VERSİN.
TÜRKÇEDEN ANLAMAYAN DİNCİ DOMUZLAR SÜRÜSÜ
ES GEHT VEİTER
ALLAH HEPİNİZİN BELASINI VERSİN GÜMBÜRTÜ DEVAM EDİYOR.
KUDURMUŞ DİNCİ DOMUZLAR, ONUN BUNUN ÇOCUKLARI, AŞAĞILIK İTLER SÜRÜSÜ
GÜMBÜRTÜ DEVAM EDİYOR
ALLAH HEPİNİZİN BELASINI VERSİN
ONUN BUNUN ÇOCUKLARI, GÜMBÜRTÜ DEVAM EDİYOR
Onun bunun çocuğu, haram yiyici, kanunları işletemeyen, iki yobaza söz geçiremeyen aşağılık dinci domuzlar sürüsü gümbürtü devam ediyor.
ALLAH HEPİNİZİN BELASINI VERSİN
Aşağılık dinci domuzlar sürüsü, onun bunun çocukları
Gümbürtü devam ediyor
Onun bunun çocukları, Allah'ın belaları gümbürtü devam ediyor.
Gümbürtü devam ediyor.
GÜMBÜRTÜ DEVAM EDİYOR, ONUN BUNUN ÇOCUKLARI Saat: 03:50 11 Şubat 2015
TARİHİ VESÎKALARDIR BUNLAR
Siz onun bunun çocukları
Yüz sene sonra bile sizin suratınıza tükürülecek ve lanetlenmeye devam edileceksiniz. Gecenin 03:00'ünde bu dinci iblislerin işyerinin önüne polis minübüslerini park edip aç karınlarını, doymak bilmek gözlerini doyurmak için gelen beleşçi, üç kuruşluk simide tamah eden, güvenliğimizden sorumlu onun bunun çocukları zulme destek olup yüzverdikleri için mahşeri vicdanlarda sürekli yargılancacaklardır.
Bu mezbelelik düzeninde sizin sıfatınız aç domuzlar, doymak bilmeyen çakallar, salgırgan itler, vahşi yarasalar, cibiliyeti - kanı - sütü bozuk akbabalar olarak kayıtlara geçmektedir. Yediğiniz içtiğiniz haramdan, kandan, zulümden, iblislikten başka bir şey değildir.
Yüz yıl sonra insanlar dinci bağnazlığın nasıl bela olduğunu çocuklarına öğretirken sizi; aşağılığın ve yer altı canavarlığının, korkunun ve açlığın, doymazlığın ve karabasanın sembolleri olarak okuyacaklardır.
ALLAH HEPİNİZİN BELASINI VERSİN
GÜNLERDEN YİNE CUMA : )
Gümbürtü işkencesi gece boyu sürdü, -on senedir aksatmadan sürdüğü gibi.
Şu an dışardan süpürge sesi geliyor. Geberen dinci domuzun karısı çalı süpürgesiyle işgal etmeye - çalmaya - el koymaya - zimmetine geçirmeye - sahip olmaya, çalıştıkları kamuya ait kaldırımı süpürüyor. Domuz kocası gibi hırslı ve inatçı bir kadın. Kin ve nefreti ile yerleri kazıyor. Tam da kocasının geberip düştüğü yerler...
Salatçı hocanın böğürtüsüyle uyandım. Adam resmen böğürüyor. "Salaaat" "Malaaaat" diye bir şeyler böğürüyor adam ve bunun için para alıyor : )
Dışarda siren sesleri
Dışardan dinci domuzların havalandırma, jeneratör, komprasör, hamur makinası, çamaşır makinası gümbürtüleri
HEPİNİZİN ALLAH BELASINI VERSİN
GÜNLERDEN CUMA
Bugün günlerden Cuma ve gümbürtü devam ediyor. Hiç kesilmeden sürekli işkence hali...
Geberen dinci domuz da kamburunu ve sakalını sallaya sallaya, eğile büküle, koştura koştura camiye giderdi. İnsanları ittire kaktıra ön saflarda yer almak için debelenirdi. Osuruktan inancına göre "Cuma günü ön safta yer alan deve kurban etmiş kadar sevap alırdır. İkinci safta yer alan inek kurban etmiş kadar arka saflardakiler de koyun kesmiş kadar sevap alırdılar"
Dinci domuzlar cuma vaktinde camileri doldururlar. İblisler şebekesi - Diyanet de cami yetmiyooor para verin, daha çok para verin diye böğürür durur. Allah hepinizin belasını versin.
Ben gibi bir garibe senelerce işkence yapacaksın ondan sonra huzura çıkıp ıvır - zıvır - osuruktan inançlarınla insanları kandıracaksın. Siz mel'unlar ancak ve ancak kendinizi kandırırsınız. Sizler lanetlenmiş aşağılık domuzlarsınız. Sizin aldığınız nefes, yediğiniz lokma, içtiğiniz su haramdır. Sizin soyunuz sopunuz aşağılıktır. Sizler sadece insanımızın değil insanlığın da başının belasısınız. Bir an önce bu iblis varlığınızın ortadan kalkması dileklerimizle. Allah hepinizin belasını versin!
ZORUNUZA GİTMESİN
Onun bunun çocukları, gümbürtü devam ediyor. Gümbür gümbür gümbür gümbür
Dünyanın her yerinde var olan çok basit bir kuralı - kanunu işletemeyen onun bunun çocukları aşağılanmaya - tabii ki mahkumdurlar. Nedir o kanun? "Komşunu rahatsız etmeyeceksin!"
Çok basit bir kanundur bu.
Basit gibi görünen bu kanun aslında dünyanın huzurlu, düzenli, mutlu olmasının da temellerinden biridir. Bu basit kanunu işletemediğiniz zaman sorun büyür de büyür. Her türlü haksızlıklar ve büyük cinayetler kanunu işletememekten veya işine göre, adamına göre uygulamaktan kaynaklanır. Anlamak zor değildir bu gerçeği. Yediğinizin içtiğinizin haram olup boğazınıza düğümlenmesi, göbek yapmanız, hastalıklarla uğraşmanız, çocuklarınızın başınıza bela olması, acı çekmeniz, kıvranmanız, debelenmeniz ve daha gelecek belaların tümü bu çok basit kanunu işletememenizden dolayıdır.
İLAHİ ADALETİN DÜZENİNİZİ YERLEBİR ETMESİ DİLEKLERİMLE. DİNCİLİK İNSANLIĞIN BAŞININ BELASIDIR. DİNCİLER İBLİSTİR. GELECEKTE DİNCİLERE YER YOKTUR. ALLAH HEPİNİZİN BELASINI VERSİN!
DEVAM.
SOKAKTAN KAĞIT TOPLAYIN DAHA İYİ
ÇAY, SİMİT VE ÇORBA - ÇORBACI KAMU GÖREVLİLERİ (ONUN BUNUN ÇOCUKLARI)
(Devam - Gümbürtüye karşı kalem)
Beyefendi demişti ki: "Kamu görevlilerini eleştirme, yazmaya devam et!"
Oyna ama göbek atma, konuş ama sesin çıkmasın gibi bir şey yani.
Zulmün kaynağı dincilikse sebebi kamu görevlileridir. İleri memleketleri görmüş ve yaşamış birisi olarak, bu tür sorunlar on , onbeş sene sürecek bir barbarlık değil anlık bir mesaj, bir telefon, bir mektup ile çözülebilecek bir sorundur. Tabi bir bardak çaya ve bir simite tamah etmiyorsanız, adalet varsa, insanlık varsa ve insanlar ona ulaşmak için çaba göstermişse.
Bizimki gibi -malesef, geri, sömürge, aşağılanmış bir kurumlar bütününde ve tabiiki kamu görevlilerinin yaşadığı bir yerde adaletten söz edilemez. Bu ülke, Afrika'nın tahtaya tapan totemci kabilelerinden bir basamak ilerdedir başka da bir şey değildir.
Kamu görevlisi arkadaşlar; odalarınız sıcak, maaşlarınız aydan aya tıkır tıkır hesabınıza yatırılıyor, yerleriniz paspaslanıyor, hizmetçiler - çaylar - kahveler gelip gidiyor, şakşakçılar - yalakalar - soyguncular ceplerinizi dolduruyor yani rüşvetler gani, makamlar şahane, zavallı halk karşınızda elpençe divan ve siz oruspu çocukları zulme devam... Sizin ananınız babanız belli olsaydı, helal süt emmiş olsaydınız, o imza yetkilerinizi haketmiş olsaydınız, adil olsaydınız, insan olsaydınız, insanını düşünen olsaydınız bu haksızlık sürmezdi.
AÇLAR İNSANLIKTAN ANLAMAZ. LANET OLSUN SİZİN AÇ KARINLARINIZA VE GÖZLERİNİZE. (HEPİNİZİN)
AÇIL SUSAM AÇIL
TALEP
Bıktığım için, bütün dilekçelerimi takip edebilecek, gerekli takip ve yazışmaları yapacak avukatlar talep ediyorum. Masrafları karşılayabilecek maddi imkanım olmadığından dolayı yüce devletimiz tarafından görevlendirilecek cinsi cibilliyeti bozuk olmayan, tecrübeli dört - beş hanım avukat talebimdir.
Saygılarımla.
YENİ ÇAĞRI
Harçlığımı çıkarabilmek için bugün hamallık yaptım. Eğitim fakültesi mezunu ve başka onlarca yeteneği olan bir kişi olarak gidip 6. katta bir daireye odun taşıdım ve beyefendi karşılığında bana 30 TL verdi.
Eve gelince bir evrakla karşılaştım. Benim imzalayıp teslim almam gereken resmi evrak ortalıkta dolaşıyordu. Evrak TOKAT 2. Asliye Ceza Mahkemesinden gönderilmiş.
Soruşturma No: 2015/195
Esas No : 2015/258
İddianame No :2015/ 254
Soruşturma evrakı incelendi ıvır zıvırından sonra Sonuç: 5237 sayılı TCK'nın 125/2 125/3-a 125/4 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, TCK'nın 53/1 maddesince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar... ıvır zıvır
(1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
(3) Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,
İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
(4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır.
yani demek istemişler ki 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasına
İmza onun bunun çocuklarından biri Özgür METİN 101711
Aziz Nesin yaşasaydı iyi bir konu olurdu herhalde bu onun için.
Avukat taleplerimi yerine getiriniz, ben bu ıvır zıvır, saçma sapan tiyatrolarınızla uğraşacak ne zamana ne de asabi ruh haline sahibim.
Çok basit bir maddeyi (komşunu rahatsız etme) işletemediğiniz için mesele bu kadar büyümüştür. Son olarak Deniz GEZMİŞ'in dediğini derim: "Asın lan beni onun bunun çocukları, nasıl olsa lanetlenmiş - mel'unlar olarak mahşeri vicdanda yargılanacaksınız. Tiyatrolarınızı başkalarına gösterin"
Hamallık yapıp harçlığını çıkaran, geceleri zaten işkenceye dönmüş, üzerindeki elbiseler bile kardeşlerinin hediyesi, benim gibi bir çulsuza ne yapabilirsiniz. Zaten işkence altındayım, zaten tek odanın içinde on seneden nefes alıp veriyorum.
ALLAH HEPİNİZİN BELASIN VERSİN, VERECEKTE EMİN OLUN
ŞUNLARI ANLAYIN YETER
Uzun yılları kapsayan yazışmalar bütününde kanuna çağrı yapılırken, toplumsal travmalara neden olan bütün veriler burada verilmiştir. Türkiye'nin küçük bir ilinde olup bitenler bütün ülke için de geçerlidir. Toplum kesimlerini etnisiteleri, inançları, kültürleri, ilişki yumakları ile değerlendirdiğimizde şu acı gerçek ortaya çıkmaktadır: "Birlik beraberlikten anlaşılan, kendi dışındakilere karşı alabildiğine duyarsız, vicdansız, anlayışsız, kayıtsız davranıp kendi doğrularını dayatmak".
Yaşanabilir, sürdürülebilir olmadığı kesin bu anlayış yaşamları zindana çevirmektedir. Bütün doğru / olumlu istek ve çabalara rağmen binlerce sayfa yazının içinden kendi çürük zihniyetine uygun cümleler bulup yargılamak geriliğin, inadın ve cehaletin ürünüdür.
Devlet organizasyonu T.C. Nüfus cüzdanını taşıyan herkese eşit mesafede olmak zorundadır. Kayırmacılık, rüşvet, kanunsuzluk yozlaşmayı getirir ve böylesi bir yaşam herkes için cehennemdir. Karşıda duranların rahat olmadıklarını, en az benim çektiğim sıkıntıyı çektiklerini gayet iyi biliyorum.
Sorunlarla birlikte önerilerimi de naçizane geliştirdim. Yazılar bütününde günlük, haftalık hatta saatlik gelişmeler verdim. Betondan farksız duruşlar çözüm üretemez. Acı çekmeye devam edeceklerdir. Toplumu mahveden bu anlayışlar bir an önce terkedilmeli, kanuna dönülmelidir. "Allah'ın kanunundan başka kanun tanımayız" diyen kim olursa olsun delidir. Coğrafyamızda çekilen acıların temel sorumlusu "siyasi islam" denen zırvadır. Allah'ın hiç kimseye ve şeye ihtiyacı olmadığı gibi din adına konuşanların %99 yalan söyleyen cahil cühela, şaşkın, üşütük, vahşi, saldırgan, insanlıktan nasip almamış, değerlerimizden habersiz zavallılardır. Devlet organizasyonunun her ne için olursa olsun bunları desteklemesi, kollaması cinayettir, zulümdür.
Dünyanın heryerinde, her zaman kabul gören geçerli kanun şudur: "Komşunu rahatsız etme". Bunu anlamak ve uygulamak zor değildir fakat memur bozuntusu vicdansızlar, tırtıl kılıklı habisler, ne yaptığının farkında olmayan esir ruhlular, karnını doyurmaktan başka derdi olmayan geri yaratıklar suçun ortağı ve dolayısıyla cezalandırılmaları gereken yapılardır. Ben şikayetlerimden vazgeçmem, vazgeçemem. En az on yıllık günbe gün, saat ve saat biriken şikayetlerdir bunlar. Yani ömrümün dörtte birini çaldınız, hayatımı mahvettiniz, sağlığımla oynadınız sizi asla ve asla affetmeyeceğim. Hatta gelecek nesillere de vasiyet ettim. Bu karaktersizlerden mutlaka hesap sorun, din - iman söylemlerine inanmayın, sahtekardır bunlar, vicdansızdır bunlar, aşağılık yaratıklardır bunlar.
ÇAĞIMIZDA DİNCİLERİN LANETLENMESİNİN SEBEBİ
Ot yolmayı haram bilen budistleri bile zıvanadan çıkaran dinciler Nijerya'dan Doğu Türkistan'a kadar lanetlenmişlerdir. Yer altı, yer üstü zenginliklerle dolu bu coğrafya üzerinde yaşayan akıl yoksunu, hayallerle yaşayan, insanlıktan nasip almamış, tarihin en cahil halk yığınları ile doludur.
Hemen yanı başımda insan kıyafetinde dolaşan bu yaratıkların da o vahşilerden hiçbir farkı yoktur. Hayatları baştan sona yalan, zırva, osuruktan inançlarla doludur. "Biz böyle inanıyoruz" diye birbirlerini kandırıp dururlar. Doğruyu söyleyeni görünce de hep birlikte üzerine üşüşür ellerinden geleni yaparlar. Sonrada "alemlere rahmet, kurtuluş, son tamamlanmış din, kamil insanlık, nefis terbiyesi, adalet v.s." birbirinden komik saçmalıkları söyleyip, savunup dururlar bunun adına da din derler. Dini inançlara hakaretten dava açarlar, milyar dolar para harcayıp üşütükleri daha da delirtmek için gece gündüz çabalarlar çabalarlar çabalarlar.
Peki hayatta kalmaları mümkün müdür?
Bana sorarsanız zaten yaşamıyorlar. Bütün bu yığınların en küçük hayat belirtileri yoktur. Nefes alıp veren yaratıklardır çünkü vicdanlarını kaybetmişlerdir. Tanrı onları bu biçimiyle cezalandırmıştır. Siz, bu yazının muhatapları da büyük ihtimalle bu lanetin içindesiniz fakat farkında değilsiniz. Farkına varmanız için şunu yapın, televizyonda herhangi bir haber kanalını açın veya internetten on dakikacık turlayın. Göreceksiniz ki bugün yine binlercesi birbirini ya boğazlamış, ya varil bombaları ile öldürmüş, ya hayatı çekilmez kılmış, ya da anasından emdiği sütü burnundan getirmiştir. Oysa güzelim dünya doğasıyla, havasıyla, suyuyla ve diğer güzellikleriyle çok güzeldir fakat bu vahşiler hiçbirini görmezler, göremezler, duymazlar, duyamazlar çünkü lanetlenmişlerdir. Son peygamberin kutsal sahabeleri dediklerinden başlayan bu boğuşma, birbirini yok etme, gırtlaklama, cezalandırma bugün aynen sürmektedir. Tarihin her sayfasında yüzbinlerce masum insan bu üşütükler tarafından yok edilmiştir. Bütün bunlara da "kutsal ve son din" derler.
Dediğim gibi -bunu sadece ben söylemiyorum ve söylemedim, tarih boyu bütün masum, mazlum, çaresizler söylemiştir ve dolayısıyla lanetlenmişsinizdir.
ALLAH HEPİNİZİN BELASINI VERSİN, DAHA DA BETER OLUN
Soruşturma No: 2015/1734
Şüpheli Erkan Yazargan için çağrı kağıdı
İmza Engin Duman 98044
Tokat Cumhuriyet Savcısı
Soruşturma No: 2015/1937
Karar No: 2015/1626
Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar
Mahmut Gezkaya 149959
Tokat Cumhuriyet Savcısı
Soruşturma No: 2014/9235
Esas No: 2015/838
İddianame no:2015/757
Davacı Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu
Ülkenin başına bela olan iblisler... şeklinde devam eden e-mail bildiriminde "hakaret ettiği" anlaşıldığından ....
İmza Özgür METİN 101711
Cumhuriyet Savcısı
Çağrı Belgesi
Erkan Yazargan'ın "rapora sevk" için polis merkezine müracaatı...
Cesur AKSEKİ
Polis Memuru
Sayı: 140'dan 145'e kadar görüldüğü gibi "Adalet arayışım" ilginç bir hal aldı. Bugün Tokat Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastenesinde Dr. Ferhat bey ve toplum sağlığından Dr Nurcan hanımlara sürece ilişkin bilgi verdim. Tokat Belediye Başkanı'nın hakkımda açtığı davanın imzasına dikkatinizi çekiyorum (Cumhuriye Savcı Özgür METİN 101711) ve birlikte gelen "kovuşturmaya gerek yoktur" belgesinin altındaki imzaya da dikkatinizi çekiyorum. Tokat Cumhuriyet Savcısı Mahmut GEZKAYA 149959.
Görüldüğü gibi iblisler egemenliğindeki Tokat'ımızda epey arkadaş - tanıdık edindim. Şimdi bu iblislerin tamamı onca emek verip bitirdikleri okulları, aldıkları diplomaları, harcadıkları onca günü ve saati hesaba katmadan bir simitçi, bir çorbacı ve bir böğürücünün tarafına geçmişlerdir.
Bu iflas etmiş zihniyet kendilerine acımadıkları gibi bana da acımamaktadırlar. Şikayetlerimden asla vazgeçmeyeceğim, vazgeçmiyorum. Sıralı şikayetler bütünümde 50'den fazla kişi ve 20'den fazla kurum ve kuruluş vardır. Adı geçen savcı, hakim, müdür, şube müdürleri, belediye başkanları, Aksa Doğalgaz, Elmacıoğlu Vestel Bayii, Bulvar Lokantası, En Nefis Simit Fırını, Ankara Büyük Şehir Belediyesi, Şikayetlerinden vazgeçen şikayetçiler, onları şikayetlerinden vazgeçmeye zorlayan kamu görevlileri tüm belgelerde kayıtlıdırlar. Tümünden şikayetçiyim. Tazminat ve avukat taleplerim karşılanmamıştır. Diyanet İşleri Başkanlığı dahil Tokat Müftülüğü ve çalışanları, Garipler Camii çalışanları şikayetlerim içindedir. Sizin böğürtülerinizi, bağırtılarınızı, gürültülerinizi dinlemek zorunda değilim. Lanet olasıca düzeniniz yerin dibine batsın, bunu diliyor ve istiyorum. Bugün olmazsa yarın mutlaka bu dayanışma ve kendinizi koruma anlayışınız kırılacak ve cezanızı fazlasıyla çekeceksiniz. Bunu unutmayınız. Sizler millet, vatan ve insanlık hainisiniz. Bütün bu dosya ve içerikler hem AB, hem de BM nezdinde takip edilmektedir. Güzelim ülkemiz mutlaka adalete, kanuna, insani yaklaşıma, evrensel hukuka kavuşacaktır. Sizin gibi onun bunun çocukları bu ideali engeleyemeyeceksiniz.
ALLAH HEPİNİZİN BELASINI VERSİN!
KİME GÖNDERİLMİŞ:
bimer@basbakanlik.gov.tr (bimer@basbakanlik.gov.tr); ayaras@tokat.bel.tr (ayaras@tokat.bel.tr); basin@tokat.bel.tr (basin@tokat.bel.tr); hal@tokat.bel.tr (hal@tokat.bel.tr); tokat@csb.gov.tr (tokat@csb.gov.tr); tokatsgim@sgk.gov.tr (tokatsgim@sgk.gov.tr); dilek.yuksel@tbmm.gov.tr (dilek.yuksel@tbmm.gov.tr); info@tokattb.org.tr (info@tokattb.org.tr); resatdogru@gmail.com (resatdogru@gmail.com); info@tokattso.org.tr (info@tokattso.org.tr); info@adalet.gov.tr (info@adalet.gov.tr); info@tokatbarosu.org.tr (info@tokatbarosu.org.tr); info@tokatosb.org.tr (info@tokatosb.org.tr); info@tokattabipodasi.org.tr (info@tokattabipodasi.org.tr); mbandirmali@tokat.bel.tr (mbandirmali@tokat.bel.tr); mehmetaliyavas@tokattarim.gov.tr (mehmetaliyavas@tokattarim.gov.tr); acetin@tokat.bel.tr (acetin@tokat.bel.tr); bilgiislem@tokatozelidaresi.gov.tr (bilgiislem@tokatozelidaresi.gov.tr); tokat@icisleri.gov.tr (tokat@icisleri.gov.tr); tokatcbs@adalet.gov.tr (tokatcbs@adalet.gov.tr); kentkonseyi@tokatkentkonseyi.org.tr (kentkonseyi@tokatkentkonseyi.org.tr); mustafaguzel@tokattarim.gov.tr (mustafaguzel@tokattarim.gov.tr); yaziisleri@tokat.bel.tr (yaziisleri@tokat.bel.tr); orhanduzguntbmm@gmail.com (orhanduzguntbmm@gmail.com); tokat.hsm@saglik.gov.tr (tokat.hsm@saglik.gov.tr); tokat@saglik.gov.tr (tokat@saglik.gov.tr); tokatemniyet@egm.gov.tr (tokatemniyet@egm.gov.tr); insanhaklarikom@tbmm.gov.tr (insanhaklarikom@tbmm.gov.tr); memin.ozafsar@diyanet.gov.tr (memin.ozafsar@diyanet.gov.tr); hkamil.yilmaz@diyanet.gov.tr (hkamil.yilmaz@diyanet.gov.tr); icdenetim@diyanet.gov.tr (icdenetim@diyanet.gov.tr); dinhizmetleri@diyanet.gov.tr (dinhizmetleri@diyanet.gov.tr); tokat@diyanet.gov.tr (tokat@diyanet.gov.tr)
KOMÜNİSTTEN FARKSIZDIR BUNLAR
Gecenin 04'ü ve tatlı uykumdan uyandırıldım yine makine, havalandırma, işçi, müezzin gürültüleriyle.
İnsanlıktan ve bilgiden nasipsiz üşütükler insanlığı zehirlemeye devam ediyor. Yaz gelmesiyle havalar güzelleşti, Tokadımız cennete döndü fakat bu iblisler cehenneme çevirmeyi beceriyorlar.
Geçen hafta içinde Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden ve Tokat Müftülüğünden 1'er adet cevap yazısı aldım. İçerikleri önceki ıvır - zıvırlarla aynı: "Yapacak bir şey yok".
Mahmut Efendi denen üşütüğün tarikatına mensup bu kişiler (En Nefis Simit Fırını, Cüneyt Bakkal, Mahalle Muhtarı, Adliye de sinsice dolaşan o avukat bozuntusu ve tahminen Bulvar Restorant da) kafadan kontak, ruh hastası, insanlıktan nasip almamış, tarikatından olmayanı dışlayan zavallılar, komünistlerden daha zararlı toplumsal yapılardır. O kadar tehlikeli ve sinsidirler ki duruşları, hareketleri, konuşmaları, tavırları, bakışları, ideolojileri v.s. insanı korkutur.
Tümünün kökünün kazındığı günler dileklerimle.
BU ZORBALARA BİLİNÇLİ - BİLİNÇSİZ DESTEK OLAN TÜM KAMU GÖREVLİLERİNİN ALLAH BELASINI VERSİN. BÖYLESİ ÜŞÜTÜKLERE KENDİNİ KAPTIRAN ZAVALLILARINDA BİR AN ÖNCE TEDAVİ EDİLMELERİ DİLEKLERİMLE.
BÖĞÜRÜCÜ AZDI
Evet, Garipler Camii'nin böğürücüsü iyice azdı
Arabın dilinden, kültüründen, çölünden, devesinden, vahşetinden, cehaletinden, inadından ve kininden toplumumuza hiçbir zaman fayda gelmemiştir bundan sonrada gelmez. Ne kadar debelenirse debelensinler, ne kadar böğürürse böğürsünler bu gerçeği hiç kimse değiştiremez. Ezan denen böğürtü milletimizin bağımsızlık sembolü olmaktan çıkmış ve bir işkence aletine dönüşmüştür.
Bahsi geçen tüm kişi ve kurumların en şiddetli biçimde cezalandırılmalarını diliyor ve istiyorum.
Laftan, sözden anlamaz dinci domuz gümbürtüsü sürüyor.
Gündüzleri de dinci domuz dumanı mahalleyi ise boğmaya devam ediyor.
Haliyle şikayetlerimin tümü de sürüyor.
Böyle adaletin, yönetimin, idarenin, bürokrasinin, amirin, memurun, esnafın, insan kılıklı yaratıkların gelmişini geçmişini diye içimdeki masum zavallı küfredip duruyor. Cezanızı fazlasıyla çekmeniz dileklerimle.
DİNCİ DOMUZLAR NEDEN LAFTAN SÖZDEN ANLAMAZ?
Öncelikle dincilerin neden domuz olduklarından bahsetmelidir. Domuzdurlar çünkü bu kelime aslında bir tâbir yani lakaptır. Hayvanlar arasında anatomisi insana en benzeyen ama yaşam ortamları ve inatçı karakteri ile en sevilmeyenlerden birisidir; çakal gibi, akbaba gibi, yılan gibi, çıyan gibi...
Şeyh Bedreddin'in (ki kendisi dinci domuzlar tarafından idam edilmiş Türk bilgesidir) bir sözü vardır: "Hakk'ı tanımadan alacağın din dersi seni Hakk'tan uzaklaştırır". Tam da bu cümle gereği ülkenin başına musallat olan bu dinci domuzlar kendi aralarında gizli kapaklı işlerle idarecilik yaptıklarını zannetmektedirler. Ülkenin en başındaki üşütük çıkıp: "İmam Hatipli kardeşlerim hukuk okuyun, siyasal okuyun BUNLARDAN İNTİKAMINIZI ALIN" diyebilmektedir. Fetih Ruhu zırvaları ile toplumu birbirine düşman etmekte, senlik - benlik gütmektedir. Böylesi bir toplumdan merhamet, insanlık, bilgelik, sevgi, sanat, bilimsel düşünce türemesi beklenebilir mi?
Tabii ki beklenemez ancak böğürücü müezzinler, üşütük savcılar, kafadan kontak hakimler, kin ve nefretle dolu insanımsılar ürer bu toplumdan. Dolayısı ile dinciliğin her türü, her ne şekilde olursa olursa ortadan kaldırılmalıdır, zorunludur. Bu bela sadece insanımızın, güzel Anadolu'muzun değil insanlığında başının belasıdır.
Böğürücü / müezzin'e diyorum ki: "sesi biraz kıs arkadaşım, senin böğürtün beni rahatsız ediyor". "Daha çok açacağım, sonuna kadar açacağım, ilahi kelamı çın çın çınlatacağım" diyor. "Arkadaşım, deli misin sen ne diyorsun, beni rahatsız ediyorsan, başkalarını rahatsız ediyorsan bu nasıl bir ilahi kelamdır?" ALLAH'IN SENİN GİBİ BİR ÂDİYE, BİR KARAKTERSİZE, BİR ÜŞÜTÜĞE, BİR BELEŞÇİYE, BİR SOYSUZA, BİR İBNEYE, BİR ONUN BUNUN ÇOCUĞUNA, BİR AŞALIĞA, BİR OROSBU EVLADINA, BİR ORDAN BURDAN GELMİŞ BAŞBELASINA, BİR KAFADAN KONTAĞA.... İHTİYACI MI VAR?
KANUN - KANUN - KANUN
İlginç ya hu! Kanun adamlarına kanunu savunuyorum iyi mi?
ALLAH HEPİNİZİN BELASINI VERSİN.